Gıda zehirlenmeleri ve zoonotik hastalıklarda korkutan tablo: Sofradaki gizli tehlike Meclis gündeminde

Gıda zehirlenmeleri ve zoonotik hastalıklarda korkutan tablo: Sofradaki gizli tehlike Meclis gündeminde

Halkın her gün tükettiği paketli gıdalar ve tarım ürünlerindeki tehlikeye dikkat çeken Gürer, bilimsel veri eksikliğine vurgu yaptı. Gürer, Bakan Memişoğlu’na şu soruları yöneltti: “Nişasta bazlı şurupların insan sağlığına etkisi incelendi mi? Tarım ilaçları (Pestisit) ve kanserojen küf (Aflatoksin) kalıntılarının hastanelere yansıyan sonuçları var mı? İçme sularında arsenik, demir, klor gibi maddeler için uzman takibi yapılıyor mu?”

Evlerin vazgeçilmezi olan damacana sularla ilgili şüpheleri de dile getiren Gürer, plastik ambalajların güneşte bekleme süreleri ve kullanım ömrünü sordu: “Radyasyon dahil ambalajların güneşte bekleme süresine kadar inceleme yapılıyor mu? Damacanalar kaç kez kullanılıyor? Bu konuda şeffaf bir denetim var mı?”

İklim değişikliğiyle birlikte artan yeni hastalık tiplerine dikkat çeken Gürer, Bakanlığın bütüncül bir eylem planı olup olmadığını sorguladı. Şap, şarbon ve brusella gibi hayvandan insana geçen (zoonotik) hastalıkların verilerinin şeffaf olmadığını belirten Gürer, “2025 yılında kaç zoonotik vaka saptandı? Kaç zehirlenme, kaç ölüm yaşandı? GDO’lu yemlerle beslenen hayvanların insan sağlığına etkisi incelendi mi?” ifadelerini kullandı.

Zoonotik hastalık yükünün arttığına işaret eden Gürer, hastanelerdeki kadro yapısı için de yeni bir öneri getirdi: “Hayvan hastalıklarının insana geçişi olası ise, veteriner hekimlerin hastanelerde görev alması düşünülüyor mu?”

Sağlık sistemindeki personel yetersizliğine de değinen Gürer, 10 yılda 50 bin fizik tedavi mezunu verilmesine rağmen sadece 1.651 kişinin atandığını hatırlattı. Tıbbi sekreterden paramediğe, hastane bilgi işlemcilerinden güvenlik görevlilerine kadar binlerce çalışanın kadro beklediğini, hastanelerde ciddi eleman açığı olduğunu vurguladı.

Exit mobile version