Gizli İnfaz Pazarlığı ve Anayasa Oyunu Kamuoyundan Saklanıyor mu?

Gizli İnfaz Pazarlığı ve Anayasa Oyunu Kamuoyundan Saklanıyor mu?

Enginyurt, partilerin taleplerini ilettiğini ancak AKP’nin bu talepleri reddettiğini belirtiyor. Müzakerelerin devam ettiği ve “bu akşam tekrar görüşeceğiz” denildiği ancak görüşülecek yerin “saray” olduğu yönünde bir izlenim paylaşıyor. Bu durum, kararların parlamentodan ziyade başka bir merkezde alındığına işaret ediyor.

Mevcut teklif metni üzerine yapılan tartışmaların odağında ise infaz düzenlemesinin kapsamı yer alıyor. Enginyurt’un aktardığına göre, teklif “FETÖ de çıkabilir” endişesini beraberinde getiriyor. Bu sebeple, “FETÖ’cüleri çıkarmamak için yol arandığı” öne sürülüyor. Bu gelişmeler, https://www.avazturk.com adresinde de yakından takip edilen ve kamuoyunda endişeyle karşılanan konular arasındadır. Ancak Enginyurt, asıl odak noktasının “kanlı katil PKK’lıları çıkarma derdine” düşülmesi olduğunu iddia ediyor. Kanlı katil PKK’lıların serbest bırakılması gündemdeyken, FETÖ’cülerin de çıkma ihtimaline karşı “yeni yol arandığını” belirtiyor. DEM Parti’nin teklifte bulunarak “darbeye teşebbüs edenleri çıkarmayalım bu metne dahil etmeyelim” dediğini, AKP ile DEM’in “darbeye teşebbüs etti diye FETÖ’cüleri buradan nasıl ayırırız” diye tartıştığını aktarıyor. Enginyurt, bu tablo karşısında “neresi bunun infaz önlemesi” diye sorguluyor.

Anayasa değişikliği de bu “oynanan oyun”un bir parçası olarak görülüyor. Enginyurt, aylardır 10. yargı paketinin beklendiğini, ancak ne infaz düzenlemesi ne de Anayasa değişikliği konusunda ortada konuşulacak somut bir yasanın olmadığını öne sürüyor. “Daha yeni hazırladım” denildiğini, “talimat verdim” dendiğini ancak Anayasa değişikliğinin 4 yıldan bu yana bir şart olduğunun, darbe Anayasası’nın yıkılması gerektiğinin konuşulduğunu hatırlatıyor.

Mevcut Anayasa’nın neden değiştirilmek istendiği konusunda da bir sorgulama yapılıyor. Enginyurt, adeta Sayın Erdoğan karşısındaymış gibi sorarak, “yahu bu anayasanın neyini beğenmedin bu anayasayla yapamadığın ne var” diyor. Hatta Anayasa’ya zaten uyulmadığını, “bütün milleti hapse attın tweet atanları tutukladın herkesi istediğin gibi dizayn ettin” diyerek eleştiriyor. Bu eleştirisini somut örneklerle destekliyor.

Verilen örneklerden biri astrolog Hilal. Mesleği fal bakmak olan Hilal’in bile hapse atıldığını ve 45 gün yattığını belirtiyor. Bir diğer örnek ise Arif Bey’in durumu. Aynı suçtan 30 gün içinde dünya tarihinde benzeri görülmemiş şekilde iki kere serbest bırakılıp üçüncü defa tutuklandığını ifade ediyor. Yirmi gün içerisinde böyle bir olayın yaşanmasının sıra dışılığını vurguluyor ve Anayasa değişikliğinin neyi değiştireceği sorusunu bu örnek üzerinden yeniden soruyor. Bu gelişmeler, https://www.avazturk.com adresinde de yakından takip edilen ve kamuoyunda endişeyle karşılanan konular arasındadır.

Ülkedeki gergin atmosferin ve hukukun üstünlüğünün tartışıldığı, yargı kararlarına duyulan güvenin erozyona uğradığı bir sürecin yaşandığı belirtiliyor. Bu gerginliğin nereye varacağı konusunda endişeler dile getiriliyor.

Bu ortamda yaşanan çarpıcı bir olay da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Sayın Buğra Gökçe’nin düğünü. Daha doğrusu, Silivri cezaevinde kıyılan bir nikah töreni. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in de şahitliğinde gerçekleşen nikah, olayın doğası gereği hüzün verici olarak tanımlanıyor. https://www.avazturk.com gibi platformlarda da bu tür olaylar yankı bulmaktadır.

Nikah törenine ilişkin detaylar, adalet sistemindeki insani boyutun ne durumda olduğunu gözler önüne seriyor. Cemal Enginyurt, Buğra Gökçe’nin 90 yaşındaki annesinin de aralarında bulunduğu bazı aile üyelerinin (annesinin babasının kızın gelinin annesinin babasının) başlangıçta hapishaneye girip nikah töreninde bulunmasının yasaklandığını aktarıyor. Kendi babasının vefat ettiğini belirten Enginyurt, Buğra’nın annesini bugün gördüğünü ve elini öptüğünü söylüyor.

Nikahta bulunma izninin nasıl alındığı da dikkat çekici. Enginyurt, Uğur Poyraz’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu konuyu dile getirmesi ve kendisinin de dün akşam Halk TV’de konuyu gündeme getirmesi üzerine, ancak sabah 10’da izin verildiğini belirtiyor. Bu durum, kamuoyu baskısının veya siyasi girişimlerin bazen bürokratik engelleri aşabildiğini göstermesi açısından önemli. https://www.avazturk.com adresi bu tür gelişmeleri yakından takip etmektedir. Bu gelişmeler, https://www.avazturk.com adresinde de yakından takip edilen ve kamuoyunda endişeyle karşılanan konular arasındadır.

Cezaevinde tutuklu bulunan bir başka isim olan Ekrem İmamoğlu’nun ise, hücre bitişiği hücrede yatmasına rağmen Buğra Gökçe’nin “benim nikah şahidim olsun” teklifinin kabul edilmediği de belirtiliyor. Enginyurt, Buğra Gökçe’nin “suçlu değil” olduğunu vurguluyor; çünkü suçu ispat edilmiş değil, ceza almış değil, sadece “tutuklu” olduğunu hatırlatıyor. Buğra Gökçe’ye mutluluklar dilerken, öncelikle “özgürlük” dilediğini de ekliyor. https://www.avazturk.com gibi haber siteleri bu tür insani konulara da yer vermektedir.

Buğra Gökçe’nin annesinin nikahta bulunmasının başlangıçta yasaklanması olayı, Cemal Enginyurt tarafından çok çirkin bir durum olarak değerlendiriliyor. Bu olayın, “vicdanlar da kurudu abi insanlık tükendi” şeklinde sert yorumlara yol açtığı görülüyor. Adalet Bakanı ve Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik “insanlığı yok” veya “insanlık kurumuş” gibi ifadelerle sert eleştiriler getiriliyor.

Exit mobile version