Kahramanmaraş’ta değişken hava koşulları nedeniyle hastanelere başvurular artarken, vatandaşlar bağışıklık sistemini desteklemek için kadim mutfak kültürüne yöneliyor. Uzun süre kısık ateşte pişen kemik sularıyla hazırlanan kelle paça, sadece bir yemek değil, yöre halkı için bir “sağlık iksiri” olarak görülüyor. Besin değeri oldukça yüksek olan bu çorba, kışın son demlerinde vücut direncini artırmak isteyenlerin vazgeçilmezi oldu.
Maraş Paçası’nı diğerlerinden ayıran en büyük sır, bölgenin coğrafi yapısında saklı. Dağlarda ve ormanlarda tamamen doğal kekiklerle beslenen hayvanların etinden hazırlanan bu lezzet, kendine has bir aromaya sahip. Paça müdavimlerinden Kamil Dedeoğlu, bu eşsiz lezzetin yanına mutlaka sumak ekşisinin ilave edilmesi gerektiğini vurgulayarak, yüksek kolajen içeriğinin adeta doğal bir antibiyotik görevi gördüğünü ifade ediyor.
İş çıkışında veya öğle molasında paçacıların yolunu tutan vatandaşlar, gribal enfeksiyonlara karşı en etkili yöntemin bu olduğunu savunuyor. Vatandaşlardan Numan Kılınç ve Seda Çalışır, her gün düzenli olarak tükettikleri bu lezzetin kendilerini hastalıklara karşı dik tuttuğunu belirtirken; Hüseyin Çeltik ve Akif Balkar da kış aylarının koruyucu kalkanı olarak paçayı gördüklerini dile getiriyor. Esnaf ise artan talepten oldukça memnun.
Havanın soğuması ve hastalıkların yayılmasıyla birlikte paça salonlarında yoğun mesai başladı. Esnaf Remzi Ulaş, paçanın Kahramanmaraş kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatarak, “Havalar bir soğuk bir sıcak gidince vatandaşlarımız soluğu burada alıyor. Kelle paça bizim için sadece bir öğün değil, yüzyıllardır süregelen bir şifa geleneğidir” dedi. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan paçalar, dumanı üstünde tüten kaselerde şifa dağıtmaya devam ediyor.
