Hatimoğulları, konuşmasının başlangıcında 6 yıldır akıbeti bilinmeyen Gülistan Doku dosyasındaki yeni gelişmelere dikkat çekti. Üstü örtülen soruşturma için dün itibarıyla gözaltıların gerçekleştiğini belirten Hatimoğulları, “Gerçekler yıllardır karanlıktaydı, bu karanlığı kim yarattı? Ucu nereye dokunursa dokunsun soruşturulmalı, herkes hukuk önünde yargılanmalı” ifadelerini kullandı. Aynı titizliğin Rojin Kabaiş soruşturması için de gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
6 yıl önce öldürülen Gülistan Doku cinayetinde şok gelişme: Dönemin valisinin oğlu gözaltında
Orta Doğu’daki istikrarsızlığa değinen Hatimoğulları, İran kentlerine ve bölge merkezlerine 41 gün boyunca havadan ve karadan ölüm yağdığını, bunun sonucunda binlerce sivilin yaşamını yitirdiğini, büyük bir yıkım ve yoksulluk yaşandığını belirtti. Bu arka plan ışığında varılan iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.
Ancak hafta sonu İslamabad’da gerçekleştirilen ABD ve İran heyetleri arasındaki görüşmelerden olumlu haberler gelmediğini kaydeden Hatimoğulları, tarafların uzlaşamadan masadan kalktığını aktardı. Nükleer taahhütler, Hürmüz Boğazı ve Lübnan cephesi gibi kritik başlıklarda düğümlerin çözülemediğini ve yeni bir müzakere takviminin belirlenemediğini ekledi.
İran rejiminin dış müdahaleye zemin hazırlayan iç baskı politikalarında ısrar etmesini eleştiren Hatimoğulları, ateşkesin başladığı anda kitlesel gözaltıların devreye girdiğini, Kürtler, kadınlar ve muhaliflere yönelik idam kararlarının gündeme geldiğini belirtti. Kendi halkına zulmeden yönetimlerin meşruluğunu kaybedeceğini ifade eden Hatimoğulları, özgürlük, demokrasi ve eşit vatandaşlık talep edenlerin katledilmemesi gerektiğini söyledi. Hakkında idam kararı bulunan tüm muhalifler için bu kararların kaldırılması ve İran’daki siyasetçilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu. DEM Parti olarak bölgede halklar için barış ve demokrasiyi haykırmaya ve “savaşa hayır” demeyi sürdüreceklerini vurguladı.
Hatimoğulları’nın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
“41 gün boyunca İran kentlerine ve Orta Doğu’nun merkezlerine uçaklardan, dronlardan ve balistik füzelerden ölüm yağdı. Bunun sonucu binlerce sivilin yaşamını yitirmesi, yıkım, yoksulluk ve derin acı oldu. Kan ve barut kokusu altında varılan iki haftalık ateşkesi bu nedenle memnuniyetle karşıladık.
Ancak hafta sonu, görüşmelerin sürdüğü İslamabad’dan çok da olumlu haberler gelmedi. ABD ve İran heyetleri, “uzlaşamadık” diyerek masadan kalktı. Nükleer taahhütler, Hürmüz Boğazı ve Lübnan cephesi başlıklarında düğümler çözülmedi, yeni bir müzakere takvimi de belirlenemedi.
