Mehmet Özcan, 1935 yılında Kadıköy’deki turşucu dükkanında çalışmaya başladı. Ustasının ayrılmasıyla dükkanını devralan Özcan, yıllar boyunca Kadıköy’deki bu işletmeyi başarılı bir şekilde yönetti. 1955’te Kadıköy Tarihi Çarşı’ya taşınan dükkan, o günden bu yana Özcan ailesinin mirası haline geldi. Özcan’ın vefatının ardından dükkan, sırasıyla çocukları ve torunlarına geçerek geleneksel turşu yapımını sürdürdü.
Kadıköy Tarihi Çarşı’daki dükkan, biber, lahana, pancar, bamya, domates, havuç, zencefil ve armut gibi 60 çeşit sebze ve meyveden yapılan ev yapımı turşularla tanınıyor. 68 yıllık erik turşusu da dükkanın raflarında sergileniyor. 1957 yılında yapılan erik turşusu, günümüzde bozulmadan saklanıyor ve nostaljik bir hatıra olarak duruyor. Turşu yapımında kullanılan doğal malzemeler ve geleneksel yöntemler, müşteri ilgisini her geçen gün artırıyor.
Dükkanın üçüncü kuşak temsilcisi Bahattin, Adem ve Fikret Özcan, dedelerinden kalan tariflerle turşuları özenle yapmaya devam ediyor. Levent Özcan, “Sebzeleri Bursa, Ege ve Marmara Bölgesi’nden temin ediyoruz. Koruyucu madde ya da katkı maddesi kullanmıyoruz. Turşularımızda kimyasal hiçbir katkı yok. Bazı insanlar beyazlama görse de bu, bozulmuş olduğu anlamına gelmez. Evde de aynı şekilde yapılır,” diyor.
Levent Özcan, bazı turşularda limon, bazılarında ise sirke kullandıklarını belirtiyor. Örneğin, biber turşusunu sadece sirkeyle yaparken, salatalıklarda genellikle sirke tercih ediyor. Bamya ve acur gibi sebzelerde ise hem limon hem de sirke kullanılıyor. Özcan, Türk sinemasının klasiklerinden “Neşeli Günler” filminde turşu ile ilgili sahnelerin, turşu mesleği yapanlar için adeta bir reklam filmi gibi olduğunu da ekliyor.
