Independent Türkçe’de yer alan habere göre, Molecular and Cellular Biochemistry dergisinde yer alan çalışma, işlenmiş gıdalardan çay poşetlerine, deniz ürünlerinden sentetik liflere kadar pek çok kaynaktan alınan mikroplastiklerin beyinde hasara yol açtığı beş temel biyolojik süreci tanımlıyor.
Araştırmanın ortak yazarı Doç. Kamal Dua, mikroplastiklerin bu kritik bariyeri geçirgen hale getirdiğini, bunun da bağışıklık hücrelerinin ve iltihaplı moleküllerin beyne sızmasına zemin hazırladığını söylüyor.
Bariyer bozulduğunda vücut mikroplastikleri “yabancı madde” olarak tanıyor. Bu durum, beyin bağışıklık hücrelerinin saldırıya geçmesine ve iltihap süreçlerinin şiddetlenmesine neden oluyor.
Mikroplastikler, reaktif oksijen türlerinin seviyesini yükselterek hücrelerde toksik bir stres ortamı oluşturuyor. Bu durum hem hücre hasarını tetikliyor hem de vücudun doğal antioksidan savunmasını zorlayarak beyin dokusunu daha kırılgan hale getiriyor.
Doç. Dua’ya göre mikroplastikler, hücrelerin enerji merkezi olan mitokondrinin ATP üretimini düşürüyor. Enerji yetersizliği beyin hücrelerinin performansını zayıflatıyor.
Mitokondri bozuldukça nöronlar yeterli enerjiye ulaşamıyor ve bu da uzun vadeli beyin hücresi hasarına yol açabiliyor. Bu mekanizmaların birlikte ilerlemesi, beynin savunmasız hale gelmesine neden oluyor.
