Gündemdeki en büyük soru işareti, mevcut yapıların akıbetinin ne olacağıydı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Vatandaş mağdur edilmesin, detaylı çalışılsın” talimatı sonrası, genel bir yıkım kararı yerine ayrıştırıcı bir modele geçiliyor. Tarımsal nitelikli arazi üzerine inşa edilen ancak tarım dışı kullanılan yapılar mercek altına alınacak.
Yeni stratejinin temelini “Üretiyorsan kal, rant içinse git” prensibi oluşturuyor. Buna göre, gerçekten toprağı ekip biçen ve meyve sebze yetiştiren vatandaşlara esneklik sağlanırken, marjinal tarım alanlarını lüks konut veya ticari villa projelerine çeviren imar rantçılarına sıfır tolerans gösterilecek. Kaçak yapılara altyapı hizmeti sağlayan dağıtım şirketlerine ve belediyelere yönelik abone başına uygulanan idari para cezaları ise daha da sıkılaştırılacak.
Eski yapıların tamamen yıkılması seçeneği masadan kalkarken, bu araziler artık Tarım ve Orman Bakanlığı sistemlerine kayıtlı hale getirilecek. Mevcut kooperatiflerin, tarım dışı faaliyet göstermesi engellenecek ve yalnızca yetkilendirilmiş tarımsal kalkınma kooperatifleri statüsünde faaliyet yürütmelerine izin verilecek. Ayrıca, bu araziler için yapı kayıt belgesi veya imar barışı benzeri bir af kesinlikle söz konusu olmayacak.
Habertürk’ten Bülent Aydemir’in aktardığı bilgilere göre, üzerinde betonarme olmayan, prefabrik veya bungalov tarzı küçük yapısı bulunan vatandaşlar için yeni bir lisanslama dönemi başlıyor. Arazisinde üretime devam eden mülk sahiplerinin kullanım hakları, getirilecek ek vergi ve harç modellemeleriyle korunacak. Üretim yapmayanların veya arazisini sadece dinlenme amaçlı kullananların ise ruhsatları iptal edilerek arazilerin eski haline döndürülmesi sağlanacak.
