Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığı bu yeni hayatından duyduğu memnuniyeti dile getiren Semerci, şunları söyledi:
“Bir arkadaşımın yaptığı maketleri görüp ‘ben de yapabilirim’ diye düşünerek hobi olarak başladım. Küçük çalışmalarla adım attım ve yaklaşık 20 yıldır bu işle uğraşıyorum,” sözleriyle macerasının başlangıcını anlattı. Emekli olduktan sonra İskilip’in tarihi arastasında kendi atölyesini açan Semerci, burayı hem üretim hem de sergi alanı olarak kullanıyor. Sanatçı, “Hobi olarak başladığım bu iş artık benim mesleğim oldu.”
Yaptığı minyatür sanatıyla ilgili olarak bilgi veren sanat ustası Cengiz Semerci, ” Bu sanat, diorama olarak biliniyor. Diorama, minyatür sanatıdır. Bir olayı, bir durumu ya da bir sahneyi küçük figürler ve maketlerle canlandırarak anlatma tekniğidir. Bu sanat ilk olarak Uzak Doğu’da ortaya çıkmış, daha sonra tüm dünyaya yayıldı. Açıkçası bu işlerin buraya kadar ilerleyeceğini ben de beklemiyordum. Bir arkadaşımın yaptığı maketleri görüp ‘ben de yapabilirim’ diye düşünerek hobi olarak başladım. Küçük çalışmalarla adım attım ve yaklaşık 20 yıldır bu işle uğraşıyorum. İlk başlarda evde çalışıyordum, emekli olduktan sonra iş yerini açtım. Sabah geliyorum, bir bakıyorum akşam olmuş; zaman nasıl geçiyor anlamıyorum. Hobi olarak başladığım bu iş artık benim mesleğim oldu” dedi.
Başlangıçta yerel çevrede tanınan Semerci, günümüzde sosyal medyanın gücü sayesinde ününü uluslararası alana taşımış durumda. Yaptığı minyatür tablolar ve maketler, yurt dışındaki sanatseverlerin de dikkatini çekiyor. Semerci, küresel ilgiyi şu sözlerle ifade etti:
Özellikle Amerika, İtalya ve Güney Kore’den müşterilerim var. Onlardan özel siparişler alıyorum, onların istediği Diorama çalışmalarını hazırlıyorum ya da benim yaptığım modelleri beğenip sipariş verenler oluyor.”
