İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam eden İBB davasının itirafçılarından Adem Soytekin, mahkeme heyetine 20 Nisan 2026 tarihli el yazısı bir dilekçe sundu. Soruşturma aşamasında verdiği bilgilerle “etkin pişmanlık”tan faydalanan ve davanın en çok tartışılan itirafçılarından biri konumuna gelen Soytekin, mahkemedeki gergin atmosferin kendi güvenliğini ve psikolojisini tehdit ettiğini öne sürdü.
İddianameleri hazır değildi: İmamoğlu’nun şoförlerine tahliye
Soytekin, mahkeme başkanlığına sunduğu (Dosya No: 2025/318 E.) dilekçesinde, soruşturma aşamasından itibaren dosyanın aydınlatılmasına katkı sağladığını ve beyanlarının bugüne kadar aksinin ortaya konulamadığını savundu. Ancak bu durumun kendisine yönelik bir baskıya dönüştüğünü belirten Soytekin, dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:
“Etkin pişmanlık kapsamında ifade vermiş olmam nedeniyle cezaevinde bulunduğum süre boyunca sevk sırasında araca bindirildiğim anlardan itibaren ve hatta duruşma salonunda dahi diğer bazı sanıklar tarafından sözlü sataşmalara ve psikolojik baskıya maruz kalmaktayım. Bu durum hem şahsi güvenlik hissimi zedelemekte hem de yargılamaya sağlıklı şekilde katılmamı güçleştirmektedir.”
Maruz kaldığı baskı ve gerginlik ortamı nedeniyle bazı duruşmalara katılmakta zorlandığını ileri süren Soytekin, mevcut duruşma planında dinlenme sırasının sonlarda olduğunu ve ne zaman savunma yapacağının belirsizliğini koruduğunu ifade etti.
İmamoğlu’nun avukatı Pehlivan’dan heyete tepki: Bu dava için bir araya getirildiğinizi herkes biliyor
Bu belirsizliğin mağduriyetini artırdığını belirten Soytekin, dilekçesini şu taleple sonlandırdı: “Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunmuş olmam, maruz kaldığım sözlü ve psikolojik baskı ile savunma hakkımı kullanmamın güçlenmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, duruşmada dinlenme sıramın öne alınmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.”
