Açıklamasında kararın hem Anayasa’ya ve hukuka aykırı olduğunu hem de birçok çelişki barındırdığını belirten Kaboğlu, dokuz ayrı saptama ve altı soru yöneltti.
Kaboğlu, asliye hukuk mahkemesinin seçim yargısının yetki alanına giren konularda karar veremeyeceğini savundu.
Bu nedenle Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi’nin kararının “hukuken yok hükmünde” olduğunu belirten Kaboğlu, seçim hukukunda öngörülen sürelerin günlerle sınırlı olduğunu, buna karşın BAM’ın kararını yıllar sonra verdiğini ifade etti.
Kaboğlu, YSK’nın başvuruları reddetmesini de eleştirerek, kurulun anayasal yetkiyi kullanmaktan kaçındığını ve gerekçesiz karar vererek Anayasa’yı ihlal ettiğini savundu.
Kaboğlu, BAM kararının ardından ev baskınları, gözaltılar ve tutuklamalar yaşandığını belirtti.
CHP Genel Merkezi’ne 24 Mayıs Pazar sabahı saat 07.30’dan itibaren girme girişiminin sonuçsuz kalmasının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun kolluk ve zor yoluyla Genel Merkez’i tahliye ettirdiğini ileri sürdü.
Kaboğlu, kolluğun binaya girmesi ve kullanması gerekmediği halde aşırı biber gazı kullandığını ve binaya zarar verdiğini ifade etti.
İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu, Genel Merkez’den zorla çıkarılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve partililerin TBMM’ye kadar barışçıl gösteri ve yürüyüş yaptığını belirtti.
