İHH’dan, Gazze’de 5 görevlisinin şehit edildiği saldırıyla ilgili basın açıklaması

İHH’dan, Gazze’de 5 görevlisinin şehit edildiği saldırıyla ilgili basın açıklaması

Basın toplantısı, İHH Genel Merkezi’nde düzenlendi. Basının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda ilk olarak İHH Genel Başkanı Av. Bülent Yıldırım konuştu. 7 Ekim 2023’ten bu yana 11 İHH çalışanının şehit edildiğini belirten Yıldırım, “Ama bir arada en fazla şehit bu son saldırıda oldu. Arabayı bilinçli olarak vurdular. Amaçları insani yardımı önlemek. Gazze’de günlük 180 bin yemek çıkarıyoruz. Bu İsrail’i tedirgin ediyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana 452 yardım kuruluşu çalışanı şehit edildi. Cenevre Sözleşmesi’ne göre, dünyanın neresinde bir yer abluka altındaysa uluslararası kuruluşlar oraya yardım ulaştırmak zorunda. Şu ana kadar devletlerin, askeri güçle karadan ve denizden ablukayı bitirmesi gerekiyordu. Uluslararası sözleşme bunu istiyor. Madem uygulamayacaktınız, o zaman o sözleşmeye niye imza attınız. Harekete geçmeniz için daha ne olması lazım. Daha ne kadar kadın ve çocuğun ölmesi gerekiyor?” ifadelerini kullandı.

“Bütün dünyadaki Yahudileri sorumlu olmaya çağırıyorum”

Türkiye’de yaşayan Yahudilere de İsrail’in zulümlerine karşı çıkan bir açıklama yapma çağrısında bulunan Yıldırım, “İsrail’e desinler ki, bu kadar kadın ve çocuk öldürüyorsunuz, ne oluyor size. Bu Netanyahu’ya ne oluyor desinler. Bütün dünyadaki Yahudileri sorumlu olmaya çağırıyorum. Basın toplantısı yapsınlar ve suç ortağı olmasınlar. Gazzeli arkadaşlar beni dinliyor. Merak etmeyin, yanınızdayız. Sonuna kadar yanınızda olacağız. Bir gün sizinle birlikte özgürce o topraklarda gezeceğiz. O gün Netanyahu olmayacak” dedi.

“Gazzeli kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız”

Yıldırım, İHH’nın 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze için gece gündüz çalıştığını belirterek, “Gazze’nin kuzeyinde ve güneyinde yardımları ulaştırıyoruz. İsrail’e rağmen, katillerin yandaşlarına rağmen, Gazzeli kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Uluslararası kuruluşların toplantıları çok katıldık. Orada anlatılanların uygulanmadığını gördük. Bu saldırılar bizi yıldırmayacak. Göreceksiniz, Allah’ın izniyle Türkiye’nin tepkisi halk olarak da, hükümet olarak da, partiler olarak da bir tokat gibi İsrail’e inecek. İsrail, Türkiye’ye saldırdı aslında. İsrail, Mavi Marmara’da Türkleri öldürdü. Osmanlı’dan itibaren kendisine sahip çıkan insanları öldürdü. Yetmedi, Türklerin kurduğu kuruluşa saldırdı. Yani İsrail zaten Türkiye’ye savaş ilan etmiş. İsrail zaten dünyaya savaş ilan etmiş. Ama bir gün bir Selahaddin çıkar, bir gün bir Baybars çıkar” dedi.

“Ülkeler, askeri işbirliği kurup insani yardım koridoru açmalı”

Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: “Bu vesileyle tekrar hatırlatıyorum. Bütün ülkelere düşen, uluslararası sözleşmelerin gereğini yerine getirerek askeri işbirliği kurup insani yardım koridoru açmaktır. Devletler bunu yapmazsa büyük bir vebal taşır. Özellikle İslam ülkelerine ve Avrupa ülkelerine sesleniyorum. Denizden havadan ve karadan yardımları ulaştırın. Kadınların ve çocukların ihtiyaçlarını karşılayın.”

“Pazar günü öyle bir eylem yapalım ki, sesi Tel Aviv’den duyulsun”

Mavi Marmara saldırısının yıldönümünde 1 Haziran Pazar günü yürüyüş eylemi düzenleyeceklerini söyleyen Yıldırım, “Mavi Marmara saldırısının yıl dönümü 31 Mayıs’tır. Ama 31 Mayıs Cumartesi gününe denk geldiği için biz pazar günü için planlama yaptık. 1 Haziran Pazar günü saat 14.00’te Fatih Camiî’nden Ayasofya Camii’ne kadar bir yürüyüş yapacağız. Bütün halkımızdan yürüyüşümüze destek bekliyoruz. İsrail, ben Türk kuruluşunu vururum, Mavi Marmara’da olduğu gibi Türkleri öldürürüm, Türkler de sokağa bile çıkamaz anlayışına sahip olmasın. Pazar günü öyle bir eylem yapalım ki sesi Tel Aviv’den duyulsun. O gün pikniğe gitmeyelim, tatile gitmeyelim, büyük kalabalıklarla yürüyelim. Bir kere daha şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

Exit mobile version