“Ölümler kene artışıyla ilgili değil, tedbirsizlikle ilgili” vurgusu yapan İnci “Keneler patojenleri taşırlar. Eğer kene bu patojenleri almışsa ve kan emme sırasında insanlara bulaştırmışsa enfeksiyonun görülmesi mümkün olabilir. Bu artışla ilgili değil, tedbirsizlikle alakalı bir olaydır. Tabiatta keneler tüm zamanlarda vardı, yine olacaklar. Biz insanlar ekosistemin bütünselliği içerisinde hassasiyetle keneleri bilerek ve korunmayı bilerek tedbirlerimizi alacağız ve hayatımıza devam edeceğiz” dedi.
Kenelerin artış sebeplerine ilişkin de konuşan İnci, şunları söyledi: Özellikle küresel ısınma, sıcaklık ve rutubet kenelerin hareketlerinde birinci derecede etki eden abiyotik faktörlerdir. Bunların yanında biyotik faktörler de önemlidir. Eskiden topraklar işlenir, araziler ekilir ve biçilirdi. Toprağın işlenmesine bağlı olarak da dişi kenelerin bıraktıkları yumurtaların çoğunluğu tahrip olur ve yeni nesil verme kapasiteleri düşerdi. Bugün onlar yapılmıyor. Biz evrilme süreci yaşıyoruz. Toprakların işlenmemesi, yaban hayatının güçlenmesi ve çiftlik hayvan sayısının dramatik bir şekilde düşmesi kene popülasyonunu artırdı. Büyükbaş hayvanların merada otlatılmasından vazgeçildi.
Kene popülasyonunun azaltılması için alınacak tedbirlerin hayata geçirilmesi için çağrı yapan İnci” Eskinden köylerde büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kene mevsiminde ilaçlanmasına yönelik çalışmalar yapılırdı. Bunları yapmıyorlar. Eğer yapılırsa kene popülasyonunda azalma başarısı gösterilebilir” dedi.
