İmamoğlu’nun yaşanan hukuksuzluklarla ilgili kamuoyunun ilk kez duyacağı önemli ve çarpıcı bilgileri paylaşacağı ifade edildi.
Konuşmasında Bolu’daki otel yangını faciasına değinen İmamoğlu “Vicdanlarda soru işareti kalmamalı” dedi.
İmamoğlu şöyle devam etti:
Olay açığa kavuşturulmalı ve bu konuda hassasiyeti en üst seviyede bütün yetkili insanlarımız göstermeli. İnsanlar ailelerine ulaşma kaygısı yaşarken ve acıları derinden hissederken, tüm Türkiye yasta, yastayken yine ne yazık ki ilk anlarda bir kısım nifakçılar, daha önceki birçok olayda olduğu gibi burada da ortaya çıktı. Yetkilerin sahibi olmak için yanıp tutuşanların, iş sorumluluk almaya geldiğinde adeta adam asmaca oynamasını ise buradan kınıyorum. Bolu Belediye Başkanımız Sayın Tanju Özcan’a medya üzerinden hakaret edenleri, suçlu ilan edenleri ve yine bildik oyunlarla sorumluluklardan kaçma girişimlerini en üst perdeden kınıyorum. Tek başına gerçeklerin ortaya çıkması için çabalayan ve facia yaşandığı ilk andan itibaren, o ilk gününden itibaren durmaksızın çalışan Tanju Başkanımıza da buradan selam ve sevgilerimi iletiyorum. Kolaylıklar diliyorum. Yetkileri en geniş manada eline almaya çalışan hükümet ve mevcut anlayış sıra sorumluluk almaya gelince ne yazık ki ortadan kayboluyor.
Yaratıkları derin rejim sorunu, sistem sorunu, her yetkiyi, her izni…devşirme çabası ortaya bir sorun çıktığında, bir facia yaşandığında, bir problem yaşandığında, bunu hemen başka başka kurumlara pas etmeye, yetkiyi hemen, sorumluluğu hemen başkalarına yıkmaya gösterme çabası, işte tam da bugün ülkemizde yaratılmış olan sistemin milletimizi getirdiği acı durumdur.
Bunun özelillikle altını çizmek gerekir. Aynı günlerde yine bu basın toplantısını yapacağımız aynı günlerde bir yanda yangın faciasının acılarını yaşarken, öte yandan siyasallaştırılmış yargı eliyle tüm günlerimiz bu travmayla geçtiği sıkıntılı günlerde Türk siyasetine şekil verme çabasını da hep birlikte yaşadık ve gördük.
Ne yazık ki Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ her nedense İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla gözaltına alındı. Gözaltına alınma gerekçesinin dışında bir iddia ile de tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Siyasi Parti genel başkanlarının tutuklanmasına Türkiye alışık bir ülke ama ne zaman? Bir düşünelim, ne zaman? Darbe dönemlerinde. Ta 1980 darbesinde bunları yaşadık. 1980 darbesinden bu yana Türkiye’de ilk kez iki genel başkan cezaevine kondu. Sayın Selahattin Demirtaş 7 yılı geçen bir zamandır cezaevinde.
31 Mart seçimlerinde CHP’nin birinci parti olduğunu ifade eden İmamoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:
Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve belediyelerine yönelik haksız, hukuksuz operasyonlar hız kesmeden devam ediyor. Siz bakmasın bakmayın ki hani her gün bir şey olduğunda biz bir tepki gösterdiğimizde hemen ilk çıkıp yetkililerin ağzından duyduğunuz cümle, yargı bağımsızdır cümlesi.
