İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın avukatından mahkeme heyetine: Kontrol C, kontrol V ile karar veriyorsunuz
Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No’lu salonda, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen İBB Davası’nın 26. duruşmasında söz alan tutuklu avukat Mehmet Pehlivan, dikkat çeken bir savunmaya imza attı. Cezaevindeyken yazdığı “Yargı Silahı” adlı kitabına da atıfta bulunan Pehlivan, dünya tarihindeki siyasi hesaplaşmaların mahkemeler eliyle nasıl yürütüldüğünü anlatarak, iddiaların İBB dosyasıyla büyük benzerlikler taşıdığını öne sürdü.
Savunmasında, şu an Brezilya Devlet Başkanı olan Luiz Inácio Lula da Silva’nın 2018’deki başkanlık seçimleri öncesi maruz kaldığı yargı kuşatmasını detaylarıyla anlatan Pehlivan, o dönemki “üç villa davası” kurgusunu hatırlattı.
Pehlivan, “Lula, kamu ihalelerinden elde ettiği suç geliri karşılığında üç villa almış. Suçlama tanıdık geldi mi? Mensubu olduğu partiyi yolsuzluk gelirleriyle kontrol ettiği ve perde arkasından yönettiği söylendi. Sandıkta kazanmak kâfi görülmedi, bir de perde arkasında taht kurduğu iddia edildi. Siyaset değil, adeta bir saray entrikası hikâyesi yazıldı” ifadelerini kullandı.
Lula’nın yargılandığı davada kendi avukatının da tıpkı şu an kendisinin yaşadığı gibi tutuklandığına dikkat çeken Pehlivan, “Avukatının ne için suçlandığını tahmin etmek ister misiniz? Avukat, itirafçının birine baskı yaptığı iddiasıyla tutuklandı. Lula’ya hakaret, ihale, rüşvet, kara para gibi konuları içeren 20’den fazla suçlama yapıldı. Savcılar suçlama yaparken Yargıç Sérgio Moro basına verdiği demeçte, Lula’ya karşı yürütülen soruşturmayı ‘yüzyılın en büyük yolsuzluk soruşturması’ olarak tanımladı” dedi.
Brezilya’daki davanın sadece itirafçı beyanlarına dayandırıldığını ve Lula’nın siyaset sahnesinden bu yolla çekildiğini belirten Pehlivan, süreci şu çarpıcı sözlerle özetledi: “Yargıç Sergio Moro, yalnızca itirafçı beyanlarıyla Lula’yı yargıladı ve mahkum etti. Ve Lula, 2018’de yapılan seçimlere katılamadı. Seçimleri Trump’ın desteklediği aşırı sağcı Bolsonaro kazandı. Bolsonaro ilk iş olarak, Lula’ya yönelik yargı taarruzunu yöneten Yargıç Sergio Moro’yu Adalet Bakanı atadı…”
2019 yılında sızdırılan yazışmalarla Yargıç Moro ve savcıların Lula’ya komplo kurduklarının kanıtlandığını, bunun üzerine mahkumiyetlerin bozulduğunu ve Lula’nın 2022’de yeniden Devlet Başkanı seçildiğini belirten Pehlivan, “Günün sonunda bütün yargı sürecinin siyasi bir komplo olduğu ortaya çıktı” dedi.
Brezilya örneğinin ardından eleştirilerini mevcut davaya ve mahkeme heyetine yönelten Avukat Pehlivan, davanın işleyişine ve yargı bağımsızlığına dair ağır iddialarda bulundu. Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı dosyalarda sürekli hakim değişikliği yaşandığını savunan Pehlivan, şunları kaydetti:
