Sadece ses kaydının alındığı görüşmede Öcalan’ın CHP’nin heyete katılmamasına üzüldüğünü ve “Keşke CHP de gelseydi” dediğini aktaran Koçyiğit, Öcalan’ın üyelere “Feti Bey, Hüseyin Bey”, heyetin de Öcalan’a ‘siz’ diye hitap ettiğini söyledi. Görüşmenin ana ekseninin Suriye olduğunu belirterek ‘YPG silah bırakacak mı” sorusuna Öcalan’ın SDG’nin kendisini dinleyeceği cevabı verdiğini aktardı. Koçyiğit, MHP’li ve AK Parti’li üyelerin ‘Örgütün petrol gelirleri ne olacak’ sorusunu da Öcalan’a yönelttiğini kaydetti.
Koçyiğit, komisyon üyelerinin İmralı’dan ‘ikna olmuş’ halde döndüğünü söyledi.
Siyasette ‘Gizli İmralı ziyareti’ tartışması sürerken tutanakların kamuoyuna açıklanmasını isteyen DEM Parti Öcalan’la yaşanan diyalogları paylaştı. Heyette yer alan Koçyiğit, Öcalan’ın ‘Keşke CHP de gelseydi’ dediğini söyledi. MHP’li Yıldız ile AK Partili Yayman’ın Öcalan’a Suriye’de YPG’nin elindeki petrol gelirlerini ve SDG’nin silah bırakıp bırakmayacağını sorduğunu aktardı. Öcalan’ın SDG’yi kastederek ‘Beni dinlerler’ dediğini belirtti.
Terörsüz Türkiye’ adıyla yürütülen süreçte TBMM çatısı altında kurulan komisyon, MHP lideri Bahçeli’nin ‘ben giderim’ çıkışı sonrası İmralı heyetini hızla Öcalan işle görüşmeye gönderdi. Adaya gidişin AKP’li Hüseyin Yayman tarafından inkar edilmesi ile muammaya dönüşen görüşmede neler olduğu merak konusu olurken, heyette yer alan DEM Parti’li Gülistan Koçyiğit konuşulanları Mezopotamya Ajansı’na anlattı. “Komisyon toplantısı Cuma günü yapılmıştı ve o gün karar alındı. Ardından bize hazırlıkların yapılacağı söylendi. Pazar günü, Pazartesi günü bu ziyaretin gerçekleşeceğine dair bilgi geldi. Pazartesi sabah çok erken bir saatte kalktık. Üç heyet üyesi olarak Ankara’da buluştuk ve daha sonra İstanbul’a hareket ettik. İstanbul’dan hava yoluyla adaya gittik. Tabii ki bize eşlik eden kurumdan güvenlik görevlileri de vardı ve adada bizi ilgili yetkililer karşıladı. Hızlı bir şekilde adanın içerisinde bulunan İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nin içerisine geçtik.
Heyet olarak görüşme odasına geçtik ve yerlerimizi aldık. O sırada yetkililer bize kısa bir bilgilendirme yaptı. Kısa bir süre sonra da Öcalan odaya girdi ve her birimizle tek tek merhabalaştı, tokalaştı. Daha sonra hep beraber oturduk ve görüşme başladı. Karşılıklı oturduk. Görüşme görüntülü olarak kayıt altına alınmadı. Tutanak açısından yalnızca ses kaydı alındı. Sayın Öcalan, her bir üyeye konuşurken ismiyle, ‘Fethi Bey, Hüseyin Bey’ şeklinde hitap etti. Biz heyet olarak da Sayın Öcalan ile konuşurken ‘siz’ diye hitap ettik. Tabii heyet üyelerinin de sürece dair kendisine soruları oldu.”
