Harran Üniversitesi’nin çalışmalarıyla başlayan ilgisinin zamanla tutkuya dönüştüğünü belirten Zilan Özdemir, “Küba’da yapılan üretimlerden etkilendim. Akrebin anayurdu Mezopotamya ise neden bizde yapılmasın diye düşündüm. Ailemle paylaştım, destek verdiler” diyerek süreci anlattı.
Özdemir’in yetiştirdiği türler arasında özellikle ultraviyole ışıkta mavi renkte parlayan kara akrep öne çıkıyor. Aynı zamanda sarı akrepler de yetiştirdiğini belirten Özdemir, “İki tür akrep bakıyoruz. Onlara uygun sıcaklık ortamı, beslenme düzeni ve yaşam alanı sağlıyoruz. Haftalık olarak su veriyoruz, canlı yem olarak da hamam böceği ve çekirge ile besliyoruz” dedi.
İşe başladığında korktuğunu söyleyen Özdemir, “3 bin akrebin içinde olmak kolay değil. Zamanla alışıyorsun. Asıl zor olan ölen akrepleri görmek” ifadelerini kullandı.
Akreplerin tutulduğu alanların teknik detaylarını da paylaşan genç girişimci, “Tavan yüksekliği çok önemli. Şehirden uzak, izole bir alan seçtik. Fayans kaplama ve kaçışa karşı özel önlemler şart. Deprem gibi riskler için de ek güvenlik önlemleri gerekiyor” diye konuştu.
