Fazladan görev yüklenmesi, ücrette indirime gidilmesi, çalışma saatlerinin veya yerinin değiştirilmesi gibi durumlar, İş Kanunu’nda ‘esaslı değişiklik’ olarak tanımlanıyor.
Sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş’ın Türkiye Gazetesi’ndeki yazısına göre, İş Kanunu, bu tür keyfî uygulamalara karşı işçiyi koruyan net hükümler içeriyor.
İşveren, işçinin aleyhine olabilecek bu gibi esaslı değişiklikleri, çalışana yazılı olarak bildirmek ve onun yazılı onayını almak zorunda.
Kanunlara göre, işçiye yazılı olarak bildirilen değişiklik teklifi, işçi tarafından 6 iş günü içinde yine yazılı olarak kabul edilmezse hukuken geçersiz sayılır.
Bu noktada işçi, değişikliği reddetme hakkını kullanmış olur.
Şayet işveren, işçinin bu haklı reddine rağmen sözleşmeyi feshetmek isterse, feshin geçerli ve haklı bir nedene dayanması gerekir.
Geçerli bir fesih nedeni bulunmaması durumunda işveren, kıdem tazminatı dahil olmak üzere işçinin tüm yasal haklarını ödemekle yükümlü.
Aksi bir durumda işçi, yasal yollara başvurarak hem tazminatını hem de işe iade hakkını talep edebilir.
Sigorta girişiniz yapılmadıysa hemen bunu yapın!
