Baro, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protestolar sırasında İstanbul’daki hak ihllallerine yönelik rapor hazırladı.
Baronun Avukat Hakları, Çocuk Hakları, İnsan Hakları ve Kadın Hakları Merkezleri eşgüdümünde hazırlanan rapora göre, bu süreçte İstanbul’da en az 593 kişi, çoğu orantısız şiddet kullanılarak ve kötü muamele yasağı çiğnenerek gözaltına alındı. Gözaltı süreleri dört güne kadar uzatıldı. Gözaltına alınanların nezarethane koşulları ayrı bir hak ihlali olarak değerlendirildi.
İstanbul’da gözaltına alınanlardan en az 238’i hakkında tutuklama kararı, en az 83’ü hakkında “ev hapsi”, en az 37’si hakkında yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi.
Bu kişilere ağırlıklı olarak “2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkında Kanunu’na muhalefet”, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle “suç işlemeye tahrik” suçlamaları yöneltildi.
Gözaltına alınanlardan 549’una “2911 sayılı kanuna muhalefet” ve “suç işlemeye tahrik” suçlarından 12 ceza davası açıldı. Bu 12 dosyada tutuklu şüpheli kalmadı. “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan süren soruşturmalar kapsamında ise en az 14 yurttaş halen tutuklu bulunuyor.
Polis müdahalelerinde kan akışını kesecek şekilde kasten sıkılan ters kelepçelemeler olağan uygulama hâline getirildi ve vücut bütünlüğünü tehlikeye sokacak şekilde 7 saate varan sürelerde uygulandı. Olağan bir uygulama olarak plastik ters kelepçe kullanılmasına karşın bu kelepçelerin açılması için özel makas bulundurulmaması, bunun yerine bıçak ve çakmak ateşinin kullanılması sonucunda yaralamalar meydana geldi.
Kadın Hakları Merkezinin raporuna göre en az 47 kadın gözaltına alındı ve 8-9 saat ters kelepçeyle bekletildi. Kadınların neredeyse tamamı, gözaltı sürecinde fiziksel şiddetin yanı sıra yoğun psikolojik baskıya maruz kaldıklarını vurguladı. Kadınların büyük kısmı, özellikle erkek kolluk görevlilerinin ve bazı kadın polislerin kendilerine yönelik cinsiyetçi küfür ve hakaret içerikli sözler kullandığını ve tehdit edildiklerini belirtti.