ABD’de ilk İran istifası: ‘Bu savaşı İsrail’in baskısı nedeniyle başlattık’
Savaşın Orta Doğu’da yeni bir batağa dönüşeceğini aylar öncesinden savunan Kent, Carlson ile yaptığı mülakatta Washington’daki şahin politikacıların İran’ı yanlış okuduğunu vurguladı. İran ile savaşın ABD için “yıkıcı bir senaryo” olduğunu belirten Kent, durumu şu sözlerle özetlemişti:
“İran’la yapılacak bir savaşın ABD üzerindeki etkilerini tam olarak anlamayan çok kişi var. İran, Afganistan gibi bir yer değil, gerçek bir ulus devlet. Kısa vadede sonuçlar çok kanlı olur. Hava savunmalarını geçip bir ‘şok ve dehşet’ (shock and awe) operasyonu yapabileceğimizden şüphem yok. Ancak Irak’ta gördüğümüz gibi, bu tür operasyonlar uzun vadede işe yaramıyor. İran (Pers) her zaman bir imparatorluktu ve modern Ortadoğu’daki diğer aktörlerin çoğundan daha köklü. Şu an iç sorunları ve Ayetullah yönetimiyle ilgili sıkıntıları olsa da, dışarıdan yapılacak bir saldırı halkı liderlerinin etrafında birleştirir. Bu durum onları daha devrimci bir hale getirir ve bölgedeki İran vekillerinin saldırıları artar.”
Joe Kent’in analizindeki en çarpıcı bölüm ise savaşın Orta Doğu ile sınırlı kalmayıp, Rusya ve Çin ekseniyle birleşerek ABD’nin Pasifik’teki hakimiyetini çökerteceğine dair uyarılarıydı. Uzun vadede Vladimir Putin’in Ukrayna işgalinden sonra oluşan ittifak yapısının devreye gireceğini belirten Kent, ABD’nin asıl yumuşak karnına dikkat çekti:
“Çin bu denklemde çok büyük bir oyuncu ve biz Çin’e karşı ciddi şekilde savunmasızız. Ekonomimizin büyük bir kısmını, üretimi ve Wall Street’i kontrol ediyorlar. Çinliler, İran petrolüne erişim istiyorlar. Biden yönetiminin ABD enerji bağımsızlığını bitirip LNG ihracatçılarını (İran, Rusya, Katar) güçlendirmesi bu ittifakı etkili kıldı.”
Trump’tan NATO’dan ayrılma tehdidi: Aptalca bir hata yapıyorlar
Kent’in istifasına giden yolda benimsediği “Önce Amerika” (America First) ve askeri izolasyonizm odaklı dış politika vizyonunun temelinde, Washington’ın kaynaklarını yanlış cephelerde harcadığı inancı yatıyor. Eski Direktör, İran’a açılacak bir savaşın Pekin yönetiminin en büyük hayali olduğunu şu sözlerle ifade etmişti:
