Bilgin, iddianamede Adem Soytekin’in, Ekrem İmamoğlu’nun kurucusu ve lideri olduğu iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü”nün Beylikdüzü dönemi yöneticilerinden biri olarak gösterildiğini belirtti. Soytekin’in 143 eylemden 21’iyle ilişkilendirildiğini, bunlardan 7’si için etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ceza verilmesine yer olmadığı talep edildiğini aktardı.
Ahmet Burak Bilgin, iddia makamının Soytekin’i iki temel gerekçeyle örgüt yöneticisi olarak değerlendirdiğini söyledi. Bunlardan ilkinin iş insanları ile belediye yetkilileri arasında rüşvet süreçlerini yürütme ve aracılık etme iddiası, ikincisinin ise KİPTAŞ ihalelerinde belirleyici olma iddiası olduğunu belirtti.
Bilgin, bu değerlendirmeye itiraz ederek, “Rüşvete aracılık etme veya bu süreçleri yürütme gibi iddia edilen hususlar, otomatik olarak örgüt yöneticiliğini gerektiren olgular değildir” dedi.
Örgüt yöneticiliği için talimat verme, sevk ve idare yetkisine sahip olma, belirli kişiler üzerinde kontrol kurma gibi kriterlerin bulunması gerektiğini savunan Bilgin, iddianamede bu unsurların Soytekin yönünden ortaya konulamadığını ileri sürdü.
‘İmamoğlu 20214’te örgüt kurdu’ ifadesi hatırlatılan Soytekin duruşmada geri adım attı: Bunu söylemek hayalperestlik olur
Bilgin, KİPTAŞ ihaleleriyle ilgili iddialara da değindi. Soytekin’in, Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanı olmasından sonra KİPTAŞ tarafından düzenlenen 43 ihaleden yalnızca 2’sine girdiğini, birini tek başına, birini ortaklı aldığını, bir ihaleye de sonradan dahil olduğunu söyledi.
Buna karşın iddianamede Soytekin’in KİPTAŞ ihalelerinde belirleyici kişi gibi gösterildiğini belirten Bilgin, bu yaklaşımın çelişkili olduğunu savundu.
Bilgin, iddia makamının bir yandan Soytekin’i örgüt yöneticisi olarak gösterdiğini, diğer yandan hak edişlerini alabilmek için KİPTAŞ yöneticisi Ali Kurt’a rüşvet verdiğini ileri sürdüğünü belirterek, “Bu durumda iddiaya göre yöneticinin üyeye rüşvet verdiği gibi mantık dışı bir tablo ortaya çıkmaktadır” dedi.
Soytekin’in etkin pişmanlık kapsamında birçok bilgi ve belge sunduğunu vurgulayan Bilgin, bu beyanların iddia makamı tarafından aleyhe yorumlandığını söyledi.
Bilgin, müvekkilinin başından beri belediyeyle arasında bir “cari havuz” bulunduğunu, yaptığı işlerin karşılığını kimi zaman daire, kimi zaman çek, kimi zaman dükkan veya nakit olarak aldığını anlattığını aktardı.
