Bazı yayın organlarında Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılacağı yönünde haberler yer aldığını hatırlatan Çömez, bu konuda Türkiye’nin uluslararası anlaşmalar çerçevesindeki yükümlülüklerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Yunanistan’daki Türk azınlığın yaşadığı sorunlara dikkat çeken Çömez, Türklerin kendi müftülerini seçemediğini ve Türk okullarının kapatıldığını belirterek, Türkiye’de Ruhban Okulu’nun açılmasına ilişkin girişimleri doğru bulmadıklarını ifade etti.
Çömez, yurt dışından getirilen bazı öğrencilerin para karşılığında Türkiye’deki üniversitelere yerleştirildiğini öne sürdü. Konuya ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu’nun gerekli önlemleri alması gerektiğini savunan Çömez, yabancı öğrencilerin Türkiye’de eğitim görmesine karşı olmadıklarını ancak bunun belirli kriterler çerçevesinde yapılması gerektiğini söyledi.
Çömez, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de yabancı öğrencinin olmasını hepimiz isteriz, elbette gelsinler. Onların burada eğitim almaları, Türkiye’nin kültürünü, dinini öğrenmeleri, daha sonra ülkelerine döndüklerinde Türkiye’nin gönüllü elçisi olmaları arzu edilen, doğru ve olması gereken bir politikadır. Ama bunu yaparken Afrika’dan lise diploması bile olmayan insanlara ‘gel seni istediğim okulda okuturum’ diyemezsiniz. Bu ülkeye sadece eğitimli, donanımlı, birikimli ve sınavlardan başarıyla geçmiş öğrencileri kabul edebiliriz.”
Basın toplantısında hükümetin tarım ve hayvancılık politikalarını da eleştiren Çömez, Türkiye’de et ve süt üretiminde düşüş yaşandığını savundu. Hayvancılık sektörünün yıllardır uygulanan yanlış politikalar nedeniyle gerilediğini ileri süren Çömez, Türkiye’nin büyük ölçüde canlı hayvan ithalatına bağımlı hale geldiğini ifade etti.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilere işaret eden Çömez, çiğ süt üretiminde yüzde 5, kırmızı et üretiminde ise yüzde 10,5 oranında azalma olduğunu söyledi.
