Duruşmada, mağdur ve tanıkların ifadelerinin alınmasının ardından savcı mütalaasını açıkladı.
Cumhuriyet savcısı mütalaasında; müştekilerin davaya katılma taleplerinin kabulü, bilirkişi raporlarının beklenmesi, gelmeyen evrakların durumunun sorulması, duruşmaya gelmeyen tanıkların bir sonraki celse dinlenmesi yönünde görüş bildirirken tutuklu sanıkların tutukluluk halleri ile adli kontrol şartı olanların adli kontrol tedbirlerinin devam etmesini talep etti.
Savcının mütalaasını sunmasının ardından sanıkların mütalaaya ilişkin savunmalarına geçildi.
İlk savunmayı yapan İZBB eski Genel Sekreteri ve İZBETON eski Yönetim Kurulu üyesi Barış Karcı, ‘suçun unsurlarının oluşmadığını’ belirterek, “Şu ana kadar verilen ifadelerde dolandırıcılık yaptığıma ilişkin delil ortaya konuşmamıştır. Şu an sadece bir daire başkanıyım ve delilleri karartma durumum yok. Şu ana kadar kimse kendisini dolandırdığımı iddia etmedi. Süreçleri devam ettirirken hep hukuk desteğiyle yaptık. İnşaatların kontrol, iş ve işleyişini Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı yapıyor. İZBB mal sahibi ve İZBETON da yüklenici. İnşaatların gecikmesi halinde yapılacak kira ödemelerinin nasıl olacağı belirlenmiş. İZBB, kiralar nedeniyle kamu zararı olmadığını raporladı. Hepsini bir arada değerlendirirsek olmamış, olması muhtemel bir zarar nedeniyle buradayız. Ocak 2025 tarihine kadar Genel Sekreterlik ve İZBETON Yönetim Kurulu üyeliğine devam ettim. Her iki taraftan da bürokrat olarak imzam var. Hileli davranış yok, zenginleşen taraf yok, menfaat sağlanmamış, kasıt yok, kamu zararı yok. Meclis kararına dayanan şeffaf bir süreç yürütülmüş. Türkiye’de ilk defa Sayıştay bulgusu ağır ceza davasına dönüştü. Ben artık tutukluluğumu aileme açıklayamıyorum. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum” dedi.
Dosyada, temsil ve ağırlama suçlamasıyla faturaların sahte olduğu söyleniyor. İşin gereği için yapılan harcamalardır. Nitelikli dolandırıcılık deniliyor. Biz kimi dolandırdık? İZBETON’un tek ortağı İZBB’dir. Tunç başkan ‘bu harcamalardan haberim ve bilgim var’ diyor. O zaman biz kimi dolandırmış olacağız? Bu dosyada suç istinatları iç denetim raporlarıyla başlıyor. Yönetim değiştikten sonra benim istifamdan 3 gün sonra 10 Nisan’da iç denetim başlıyor. Bizi cezaevinde çürütmek istiyorlar. İç denetime göre bir denetim yapılmadı. Bu iç denetim usulsüz. Bize bir şey sorulmadı. Raporu savcılığa götürdüler. Savcılık bunu delil olarak aldı” diye konuştu.
İddianamede eylem 3 olarak bahsedilen ‘temsil ve ağırlama’ konusu ile kamu zararı konularına da değinen Kaya, şunları söyledi:
“Sayıştay bizi 5 yıl denetlemiş. Bir yıl bile temsil ve ağırlamaya ilişkin eleştirisi yok. İZBETON2un o dönemki bütçesi 2 milyar lira. Beş yılda 5 milyon lira teşmil ve ağırlama gideri olmuş. İZBETON gibi bir kurum için bu çok olağan. Aliağa Belediyesi’nin bir yıldaki temsil ve ağırlama gideri 56 milyon. Eğer adalet işliyorsa ben yargılanıyorsam o da yargılansın. Ayrıca onda Sayıştay kararı da var bende yok.
Kooperatif mevzusu. 11 villa deniliyor. Projede yok. İddia üzerine içeride yatıyoruz. Kamu zararı… Kiralara ilişkin bir kamu zararı yok. Dosyanın oluşmasına sebep olan tanık, ‘sözleşmeler geçerlidir’ dedi. Bilirkişi ‘Sözleşmeler iptal olacaktır’ diyor. Fantezi! Ortada feshedilen sözleşme yok. Velev ki zarar var. Teminatlar var, zaten onun için de sürecin tamamlanması gerekiyor. Tapular hala belediyede. Nasıl zarar oluşuyor? Zarar olmadan nitelikli dolandırıcılık olmaz. Zararın olmadığını Sayıştay da söylüyorsa biz nasıl 5,5 aydır yatıyoruz içeride? Bizim yeni yönetime zerre minnetimiz olsaydı burada sürünmezdik. Zarar ne zaman ve kimden doğuyor anlamadım. Biz sözleşmeyi yaptık diye mi inşaatlar durduruldu diye mi yoksa yeni sözleşmeler yapıldı diye mi? Savcı mütalaasında mevcut delil durumu dedi. Bunu demeyin. Kuvvetli kanaat oluşturacak bir şey lazım. Ben tahliyemi aksi fikirdeyseniz de adli kontrolle tahliyemi talep ediyorum.”
