İzmir Barış Forumu’ndan topluma çağrı: Barış beklemekle değil, ortak çabayla inşa edilir

İzmir Barış Forumu’ndan topluma çağrı: Barış beklemekle değil, ortak çabayla inşa edilir

Bildiri, son yıllarda Türkiye’de barış arayışlarının neden sürdürülebilir olamadığını tahlil ederken, geleceğe dönük somut bir yol haritası da önerdi. Forum, yalnızca bir fikir alışverişi ortamı olmakla kalmadı; aynı zamanda toplumsal barışın yeniden inşası için kolektif bir irade beyanı niteliği taşıdı.

Bildiri, barış talebinin uzun yıllardır bu topraklarda yankı bulduğunu ancak çoğu zaman yalnızca barışı savunanların sırtına yüklenen bir sorumluluk olarak görüldüğünü belirtiyor. Bu anlayışın hem adaletsiz hem de sürdürülemez olduğuna dikkat çeken metinde şu ifadeler yer alıyor:

“Barış, yalnızca hak savunucularının ya da çatışmalardan doğrudan etkilenenlerin taşıyacağı bir yük değildir. Barış, tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Bu nedenle siyasi aktörlerden devlet kurumlarına, sivil toplumdan bireylere kadar herkesin bu sürece dâhil olması gerekir.”

Forumda, Türkiye’nin geçmişte başlattığı ancak kalıcılaştıramadığı barış girişimleri de değerlendirildi. Bildiride, bu süreçlerin kısa vadeli siyasi hesaplara kurban edildiği ve toplumsal güvenin her defasında daha da zedelendiği belirtildi:

“Her seferinde müzakere kapıları aralandı; ancak inşa edilmesi gereken güven duvarları örülemeden kapandı. Tutarsızlıklar, tekrar eden ihlaller ve ani kesintiler, toplumun barışa olan inancını sarstı.”

Dünyadaki diğer barış örneklerine —Güney Afrika, Kolombiya, Kuzey İrlanda— atıf yapılan metinde, kalıcı barışın ancak cesaret, sabır ve kararlılıkla yürütülen diyalog süreçleriyle mümkün olabileceği vurgulandı.

Exit mobile version