Sosyal medya hesabından değerlendirme yapan Özgenç, adil bir yargılama yapılabilmesi için öncelikle sağlıklı bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Özgenç, soruşturma dosyası içeriğinin iddianame kabul edilene kadar harici kişilerden ve özellikle medyadan gizli tutulmasının, lekelenmeme hakkı açısından temel bir güvence olduğunu ifade etti.
Özgenç, soruşturma dosyalarının medya aracılığıyla alenileştirilmesinin yalnızca soruşturulan kişiler açısından değil, savunma hakkı bakımından da ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Dosya içeriğinin medyaya servis edilmesinin kamuoyunda önyargı oluşturduğunu kaydeden Özgenç, bu önyargıların yargılama faaliyetini olumsuz etkilediğini ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını zorlaştırdığını söyledi.
Özgenç, Diyarbakır’daki “Narin cinayeti” soruşturmasını da örnek göstererek, dosya içeriğinin kamuoyunda tartışmaya açılmasının yargılama sürecini sağlıklı biçimde yürütmeyi güçleştirdiğini ifade etti.
İzzet Özgenç, bazı soruşturmalarda ise tam tersine dosyaların savunma görevini yürüten avukatlara karşı gizli tutulduğunu belirtti.
Özgenç’e göre bu uygulama, kimi zaman dosyada gerçekten soruşturulacak bir şey bulunmadığının veya dosya içeriğinin boş olduğunun anlaşılmasını engellemek amacıyla yapılıyor.
Bu iki zıt uygulamanın da aynı sonuca hizmet ettiğini belirten Özgenç, hem medyaya sızdırılan dosyaların hem de avukattan gizlenen dosyaların kanun hükümlerinin, anayasal ilkelerin ve hukukun sistematik ihlali anlamına geldiğini savundu.