On bir ayın sultanına sayılı günler kala Gümüşhane’de mutfaklardan gelen taze hamur kokuları şehri sardı. Bölge halkının sahurda tok tutması, iftarda ise pratik bir ana öğün veya yan lezzet olması nedeniyle tercih ettiği siron, bu yıl da sofraların vazgeçilmezi olacak. Kadınların bir araya gelerek tek bir evde toplandığı imece usulü hazırlıklar, geleneksel dayanışma ruhunu yeniden canlandırırken, her bir rulo büyük bir titizlikle hazırlanıyor.
Siron yapımı, sadeliğin içerisindeki emeği temsil ediyor. Usta ellerde yoğrulan hamurlar incecik yufkalar halinde açılıyor. Sac üzerinde hafifçe pişirilen bu yufkalar, henüz sıcaklığını korurken hızlıca rulo yapılıyor ve küçük parçalar halinde kesiliyor. Ardından fırınlanarak kurutulan sironlar, uzun raf ömrü sayesinde Ramazan ayı boyunca tazeliğini koruyor. Geleneksel olarak odun ateşinde pişirilse de günümüzde modern ocaklarda da aynı heyecanla üretilmeye devam ediliyor.
Gümüşhaneli kadınlar, sironun mutfaktaki joker rolüne dikkat çekiyor. Sadece yoğurt ve tereyağı ile servis edilen klasik halinin yanı sıra; kıymalı, sütlü ve hatta şerbetlenerek tatlı olarak da tüketilebilen siron, çeşitliliğiyle her damağa hitap ediyor. Hazırlık sürecine katılan kadınlar, sironun özellikle sahurda sağladığı pratikliğin büyük bir kolaylık olduğunu vurgulayarak, “Yoğurdunu döküp dakikalar içinde sofraya getirmek büyük rahatlık,” ifadelerini kullanıyor.
Gümüşhane Sironu sadece evlerde değil, şehrin ticari hayatında da önemli bir yer tutuyor. Endüstriyel üretimiyle bölge ekonomisine ciddi bir katma değer sağlayan bu coğrafi işaretli ürün, Ramazan döneminde talebin artmasıyla birlikte şehir dışına ve yurt dışına da gönderiliyor. Hem turizme hem de yerel kalkınmaya destek olan siron, Gümüşhane’nin tanıtımında en güçlü gastronomi elçilerinden biri olmayı sürdürüyor.
