Kartalkaya’daki yangında ailesini kaybeden Yavuz Suyolcu: İnsanlar sanki özel bir tabutta sıkışmıştı

Kartalkaya’daki yangında ailesini kaybeden Yavuz Suyolcu: İnsanlar sanki özel bir tabutta sıkışmıştı

Yavuz Suyolcu, ailecek Kartalkaya’ya gitmeden önce de bölgedeki farklı otellerde tatil yaptıklarını belirtti. Yangın gecesi kalmakta oldukları Grand Kartal Otel’de, her gittiği otelde olduğu gibi eşine ilk önce acil çıkış merdivenini gösterdiğini anlattı. Suyolcu, yangın öncesinde de oteldeki güvenlik önlemlerine dair uyarılar yaptığını, ama yaşananların önüne geçilemediğini dile getirdi.

Suyolcu, olay gecesinde sekizinci katta uyuduklarını belirterek, “Burnumda yaşadığım sorun nedeniyle beni gece hep uyandırırlardı. O gece eşim Müge, beni uyandırdı. Ama o esnada duman kokusu almadık. Tuvalete geçtikten sonra camdan kırmızılık fark ettim, kar makineleri çalışıyor diye düşündüm. Pencereyi açınca, 3-4 kat aşağıda şerit halinde yangın başladığını gördüm,” dedi. Yangının hızla büyüdüğünü fark ettikten sonra, ailesine hızla sırt çantasını alarak odadan çıkmalarını söylediğini anlattı.

Yangın hızla büyürken, Suyolcu ailesiyle birlikte otelden çıkmak için çabaladı. Dışarı çıktıklarında her tarafın karanlık olduğunu ve elektriklerin kesildiğini belirten Suyolcu, panik içinde olduklarını söyledi. “Ben o panikle merdiveni geçmişim, ama eşim Müge, ‘Yavuz burası’ diyerek yolu gösterdi,” diyen Suyolcu, dumanın yoğunluğunun arttığını ve katlar arasındaki mesafelerin çok uzun olduğunu ifade etti. Dördüncü kata kadar inebildiklerini belirten Suyolcu, dumanın etkisiyle yere düşüp, eşinin kendisine seslendiğini, “İyiyim” diyerek cevabını verdiğini aktardı. Ancak, eşinin ve kızının arkasında kaldığını ve onları geride bıraktığını söyledi.

Suyolcu, o sırada alevlerin düşmeye başladığını ve otelin diğer tarafının artık ulaşılmaz hale geldiğini söyledi. Oğlu Göksel Derin ile birlikte birinci kata kadar inebildiklerini belirten Suyolcu, “Dördüncü kat sonrası duman hafifledi ama eşim ve kızım arkamda kaldılar. Ben ve oğlum birinci kattan çıktık. O esnada her şeyin farkına vardık, çünkü alevler iyice büyümüştü,” dedi. Eşini ve kızını kurtarmak için otele dönmeye çalıştığını fakat başarılı olamadığını vurguladı.

Yavuz Suyolcu, otelde yangına karşı herhangi bir güvenlik önlemi olmadığını savundu. Yangın sirenlerinin çalmadığını, insanların uyandırılmadığını belirterek, “Bir siren ya da korna olsa, insanlar uyanır ve belki can kaybı daha az olurdu,” dedi. Ayrıca, bazı ailelerin çocuklarını kurtarmak için denemeler yaptığını, fakat bunların çoğunun başarısız olduğunu kaydetti. Otelde yaşanan kaos sırasında camlarda yardım bekleyen insanların ve çaresiz bir şekilde bağıran kişilerin durumunun kendisi için çok travmatik olduğunu söyledi.

Suyolcu, yangın sırasında otel çalışanlarının ve otel sahiplerinin hiçbir şekilde müdahale etmediğini söyledi. İnsanların pencerelere çıkarak yardım beklediğini anlatan Yavuz Suyolcu, “Otel sanki bir tabut gibi insanlara. Yardım bekleyenler vardı camlarda. İnsanlar çaresizce ‘Yangın bize de geldi’ diyerek bağırıyorlardı. Bir adam o kadar süre geçmişti ki, atladı. ‘Birisi araba getirsin bari, arabanın üzerine atlayalım,’ diyordu,” şeklinde konuştu.

Exit mobile version