Vali Koster, meclise sunduğu tasarıyla, bazı işletme sahiplerinin kıyı şeridini adeta kendi mülkleri gibi kullanmasına karşı duruş sergiledi. Vali, otel ve villa sahiplerinin sadece kara üzerindeki mülkiyet haklarına sahip olduğunu, denizin ve sahilin kamu malı olduğunu bir kez daha güçlü bir şekilde vurguladı. Yeni düzenleme, ulusal yasalara rağmen süregelen erişim kısıtlamalarını kökten sona erdirerek, tüm Balililerin ve ziyaretçilerin plajlardan eşit şekilde faydalanmasını amaçlıyor.
Bali’de sahil şeritleri sadece turizm açısından değil, aynı zamanda Hindu inancı açısından da hayati bir öneme sahip. Özellikle Segara Kerthi ve Pakelem gibi deniz kenarında düzenlenen önemli Hindu ritüelleri için sahile açık erişim, yerel halkın dini özgürlüklerini doğrudan ilgilendiriyor. Bu nedenle yeni düzenleme, yerel halkın geleneklerini ve dini yükümlülüklerini özgürce yerine getirebilmesi için de kritik bir güvence sunuyor.
Son yıllarda yaşanan ve kamuoyunda büyük tepki toplayan olaylar, bu düzenlemenin ne kadar gerekli olduğunu gözler önüne serdi. 2023 yılında Nusa Dua’daki Geger Plajı’nda bir ziyaretçinin, otel müşterilerine daha iyi manzara sağlamak gerekçesiyle alandan çıkarılması geniş yankı uyandırmıştı. Ayrıca Sanur’da bir Balili anne ve çocuğunun tatil köyünün arkasındaki bir sahilden uzaklaştırılması ve Buleleng’de villa kiralayan bazı turistlerin yerel halkın yüzmesini engellediği iddiaları, kısıtlamaların vardığı noktayı göstermişti.
