Manda sütü, diğer sütlere göre daha fazla kalsiyum ve protein içermesiyle tanınıyor. Bu da manda sütünden elde edilen kaymağın sağlıklı ve lezzetli olmasını sağlıyor. Bozdoğan’daki çiftlikte üretilen bu kaymak, geleneksel yöntemlerle ve özel bakım şartları altında üretiliyor. Talep artarken, üretim kapasitesinin yetersiz kalması da bir sorun olarak öne çıkıyor. Erdal Özkan, kaymağının özelliğini ve üretim süreçlerini şöyle anlatıyor:”Benim kaymağım, manda sütüyle yapılır ve özeldir. Diğer sütlere göre daha fazla besin değeri sunar.”
63 yaşındaki Erdal Özkan, yıllardır manda yetiştiriciliği yapıyor ve bu işin zorluklarını en iyi bilen isimlerden biri. Mandaların bakımı, diğer büyükbaş hayvanlara göre çok daha zahmetli ve dikkat isteyen bir süreç. Özkan, gençlerin bu işi yapmakta istekli olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullanıyor:”Mandalar ilgi isteyen hayvanlar. Şimdiki gençler bu işi yapmaktan kaçıyorlar. ‘Kokuyor’ diye bakmıyorlar. Bu yüzden, talebi yetiştiremiyoruz. Oğlum da bu işi yapıyor ama biz yetiştiremiyoruz.”
Erdal Özkan, mandaların sürekli suya ihtiyaç duyduğunu belirterek, bakım süreçlerini detaylandırıyor. Mandaların, bir saat yiyecek yedikten sonra dört saat boyunca suda dinlendikleri biliniyor. Bu da, bakım süreçlerinin zorlayıcı olmasına neden oluyor. Özkan, kendi imkanlarıyla çiftlikte özel bir havuz yaptığını da belirtiyor:
“Mandalar devamlı su istiyor. Bu yüzden, kendi imkanlarımla havuzu besihanenin içine yaptım. Ama yaşım 63 olduğu için artık hayvanların sayısını azalttım.”
