Osmanlı macununun son ustası ‘Ali Dede’ 65 yıldır sokaklarda! 11 yaşında başladığı mesleği azimle sürdürüyor
969 yıllık caminin hala cemaati var ama abdest alacak su yok! Tek istekleri tekrardan su verilmesi
Ailelerin mesaisi sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor; ormanda kesilen meşe odunları traktörlerle ocak sahasına taşınıyor. Burada boyutlarına göre ayrılan odunlar, koni şeklinde dizilerek üzerleri saman ve toprakla örtülüyor. Ortalama 400-500 derece ısıda günlerce yanan odunlar, dikkatli bir sürecin sonunda mangal kömürüne dönüşüyor.
Ancak üretim süreci yüksek ısı, yoğun duman ve is nedeniyle oldukça zahmetli. Kömürlerin tamamen yanıp kül olmaması için aile bireyleri gece gündüz dönüşümlü olarak nöbet tutmak zorunda kalıyor. Karanlıkta dumanın içinde geçen gecelerde, ateşi kontrol altında tutmak için sabaha kadar ocak başında bekleniyor.
Ocaklarda nöbet tutmanın öneminden bahseden İbrahim Ertekin, tüm emeğin boşa gitmemesi için dikkatli olmaları gerektiğini belirtti. Ertekin, “Bütün işlemlerden sonra buraya getiriyoruz. Saman ve toprak atıp ateşe veriyoruz. Kömür kül olunca bütün emek boşa gidiyor. Gece gündüz bunun nöbetini tutuyoruz. Eğer tutmazsan bütün emekler boşa gider. O telaş sayesinde bu emekler oluyor” dedi.
Dumanın yüzleri kararttığı, gözlerin yandığı bu ağır emeğin sonucunda aileler, bir sezonda yaklaşık 40 ton mangal kömürü üretiyor. Ürünlerini tonu 28 bin liradan toptancılara satıyorlar.
