Hüseyin Kocabıyık, paylaşımında “kendi payıma düşen kısmı anlatayım” diyerek 2025 yılında yaşadığı gözaltı ve tutuklama sürecini detaylandırdı. Sabahın erken saatlerinde evinin polis tarafından basıldığını, telefonuna el konulduğunu ve savcılık ifadesi alınmadan doğrudan Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiğini iddia etti. Tutukluluk kararını veren hakimin kendisini dinlemediğini savunan Kocabıyık, 72 gün boyunca cezaevinde tutulduğunu hatırlattı.
Hakkındaki “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasını reddeden eski milletvekili, bir gazete röportajı nedeniyle kendisine en üst sınırdan ceza verildiğini öne sürdü. Kocabıyık, duruşma esnasında hakime telefon geldiği iddiasını da dile getirerek, yargı bağımsızlığına gölge düşüren müdahaleler yapıldığını savundu.
Paylaşımında Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik sert ifadeler kullanan Kocabıyık, kendisine yönelik uygulanan yurt dışına çıkış yasağı, adli kontrol ve siyasi yasak kararlarının haksız olduğunu belirtti. İki dönem parlamento üyeliği yapmış bir kişi olarak bu muameleyi gördüğünü vurgulayan Kocabıyık, “Şimdi Silivri Cezaevi’nde yatanlara çektirdiklerini siz düşünün” diyerek diğer tutukluların durumuna dikkat çekti. Açıklamasının sonunda ise Gürlek ile “mutlaka randevulaşacaklarını” ifade ederek, mevzuattaki “etkin pişmanlık” düzenlemesinin korunması gerektiğini savundu.
Hüseyin Kocabıyık, 7 Ekim 2025 tarihinde bir gazete röportajındaki ifadeleri gerekçe gösterilerek gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştı. Yaklaşık 10 hafta süren tutukluluk dönemini Sincan Kapalı Cezaevi’nde geçiren Kocabıyık, İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın sonucunda tahliye edilmişti. Mahkeme, Kocabıyık’ı “cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezasına çarptırırken, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti.
