Düzenleme Meclis’te yasalaştı: Diyanet, Kur’an-ı Kerim meali yasaklayabilecek
Özdağ, “Ramazan bu sene etken geldi diye bahane uydurup davetiyeli ihaleler yapan, Sayıştay denetimlerinin etrafından dolanan, hac ve umre harcamalarının nereye gittiğini açıklamayan bir yapıdan söz ediyoruz” dedi. Diyanet’in kurumsal işleyişine ve şeffaflık eksikliğine dikkat çeken Özdağ, “Eşeledikçe nelerin çıkacağını bilmediğimiz büyük bir kara delikle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
Yasanın temel gerekçesini de eleştiren Özdağ, düzenlemede yer alan “İslam dininin temel hükümlerine aykırı meallerin engelleneceği” ifadesinin muğlaklığına işaret etti. “İslamın temel ilkeleri derken neyi kastettiklerini bilmiyoruz. Diyanet’in bu ilkeleri ne kadar temsil ettiği de tartışmalıdır” diyen Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu iktidar dine, diyanete o kadar saygılı ve üstelik dindar ki, Kur’an meali yakan bir iktidar olarak tarihe geçmeye karar vermiş.”
Diyanet’in ve iktidarın hangi referanslara göre karar vereceğini sorgulayan Özdağ, geçmişte iktidara yakın olup daha sonra “terörist” ilan edilen grupları hatırlattı. “Dün çok muteber ama bugün terörist dediklerinizin yorumlarına göre mi? Yoksa bugün muteber ama yarın hain ilan edilecek cemaatlerin yorumlarına göre mi karar vereceksiniz?” diye soran Özdağ, bu düzenlemenin asıl amacının çok daha derin olduğunu savundu.
Özdağ, getirilen yasanın yalnızca dini metinlerle ilgili teknik bir düzenleme olmadığını, siyasi bir dönüşümün parçası olduğunu ileri sürdü:
