Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), Kuzey Yarımküre’de yıkıcı bir El Nino etkisinin görülme ihtimalini %70 olarak açıkladı. Bu tablo, özellikle tarımsal üretim için kritik öneme sahip olan bölgelerde alarm zillerinin çalmasına neden oldu:
Hindistan: Hayati önem taşıyan muson yağmurlarının, son üç yılın en düşük seviyesine gerileme riski bulunuyor. Bu durum, küresel gıda tedarik zinciri üzerinde baskı oluşturabilir.
Küresel Enerji Transferi: Okyanuslardan atmosfere salınan devasa enerji, dünyanın bir ucunda kavurucu çölleşmeye neden olurken, diğer ucunda altyapıları yutan ekstrem sel felaketlerine zemin hazırlıyor.
NTV’nin haberine göre, ABD merkezli iklim projeksiyonları, El Nino’nun gerçekleşmesine kesin gözüyle baksa da şiddeti konusunda daha temkinli bir duruş sergiliyor. Yapılan analizlerde El Nino ihtimali %90 olarak öngörülürken, bunun yıkıcı bir “Süper El Nino” senaryosuna dönüşme payı %20 ila %30 arasında değerlendiriliyor. Ancak düşük görülen bu oranın bile, mevcut küresel ısınma tablosuyla birleştiğinde “tarihi rekorlar” kırmaya yetebileceği vurgulanıyor.
Bilim insanlarını en çok endişelendiren nokta, mevcut ısınma grafiğinin 1877 yılında yaşanan büyük felaketle benzerlik göstermesi. O dönemde ekinlerin yok olmasına ve milyonlarca insanın kıtlık sebebiyle hayatını kaybetmesine yol açan döngü, bugün insan kaynaklı iklim değişikliğiyle daha da güçlenmiş durumda.
