Madenciler, Ümitköy’den Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istedi.
Polis engeliyle karşılaşan içşilerin bir kısmı göaltına alındı, yaşanan arbedenin ardından yapılan müzakereler sonucu bir kısım işçinin yürüyüşüne izin verildi, bazı madenciler polis araçlarıyla bakanlık önüne götürüldü.
Bakanlık önünde açıklama yapan işçiler, üstlerini çıkararak açlık grevine başladıklarını duyurdu.
Açıklamada konuşan ve 2022 yılından sonra Doruk Madencilik geldikten sonra mağduriyetlerinin büyüyerek çoğaldığını açıklayan bir madenci, şunları söyledi:
“Ücretsiz izinler, zamanında ödenmeyen paralar, ödenmesi gereken aylıkların ikişer üçer ay geriden gelmesi, bizim artık dayanacak gücümüzü bırakmamıştır. Bu sene başından yaşamış olduğumuz sıkıntı, geçen seneden alacaklarımız 2 ay ise 8 ay arası maaşlarımız vardır. Tüm kamuoyuna, devlet büyüklerine sesleniyoruz. Lütfen bize sahip çıksınlar. 600 milletvekilimize, Maden Komisyonu’ndaki vekillerimize sesleniyoruz. Kapınıza geldik. Çözüm aramaktayız. Maden faciası üzerine kurulan Maden Komisyonu lütfen buraya gelsin. Bizler madenciyiz ve bu bir maden faciası. Madenci Türkiye ve dünyada en son ayağa kalkacak insandır, en son eylem yapacak insandır. Bizler tabiri caizse kelleyi koltuğa kefeni cebimize alıp giriyoruz madene. Bizler Türkiye’nin aydınlanması için bir ömür verdik, bedel ödedik. Şimdi de kendimizden geçtik çocuklarımızın geleceğini istiyoruz. Lütfen yetkililer bizi duysun. Günlerdir yollardayız. Derdimizi anlatmak istiyoruz. Bakanlığın önüne geldik. Bakanlık buyurursa bu iş çözülür, çözülmesini istiyoruz. Müzakere masası kurulsun istiyoruz. Bizim sıkıntılarımız, dertlerimiz dinlensin istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti çok büyük bir devlet. Sabahattin Yıldız, Türkiye Cumhuriyeti’nden büyük bir şahıs ve kişi değil. Lütfen sesimizi duyun.
Biz 2023 asrın felaketinde oradaydık. Yeraltı tahliyeciler, yer üstü AFAD gönüllüleri olarak biz oradaydık. Binaların, molozların altında kalanlar ‘sesimizi duyan yok mu’ diye bağırdı. Biz şu anda belki molozların altında değiliz ama açlığın altındayız. Dört buçuk aydır ben evime para götğremedim. Bir eve dört buçuk ay para girmezse devlet büyüklerine soruyorum bir evde ne olur? Çoluk çocuk nasıl olur? Bir aile nasıl olur? Bir eş kocasından dört buçuk ay para görmezse bu toplum nasıl bir hale gelir? Lütfen cevap versinler, müzakere masasını kursunlar. Buradayız, bekliyoruz. Lütfen çağırın gelelim, olayı çözelim biz de gidelim hepinize teşekkür ederek. İnsan şerefi ve onuru için yaşar. Bir evde para olmazsa, düzenli bir maaş olmazsa kimsede ne onur ne şeref ne de haysiyet kalır. Sadece hakkım olanı almaya geldim. İstemeye geldim. Bizim bunu istememiz lazım aslında. 29 gün patronumuzu mutlu ediyoruz, ayda bir gün de biz mutlu olmak istiyoruz. Bunu kimse bize çok görmesin. Bu zulmü de kimse bize reva görmesin. Termik santral Türkiye’nin yüzde bir buçuk, Eskişehir’in ise yüzde 75 enerjisini karşılıyor. Sayın bakanlarımız ve devlet yetkilileri bunu göz ardı etmesin.”
