Mahfi Eğilmez 11 yıl önce yazdı, yeniden paylaştı: Türkiye ilginç bir biçimde geriye doğru ilerliyor

Mahfi Eğilmez 11 yıl önce yazdı, yeniden paylaştı: Türkiye ilginç bir biçimde geriye doğru ilerliyor

Eğilmez’in 21 Mayıs 2014 tarihli yazısı, Türkiye’nin temel siyasal, toplumsal ve düşünsel sorunlarına dikkat çeken kapsamlı bir analiz niteliği taşıyordu. Aradan geçen 11 yılın ardından aynı yazıyı yeniden paylaşması, yazıda dile getirilen sorunların hâlâ geçerliliğini koruduğuna işaret etti.

İkinci yanılgı: Hukukun yasa ile aynı şey olduğunu sanmak

“Temel Yanılgılarımız” başlıklı yazı, Türkiye’de toplumun genel işleyişine dair yedi başlık altında toplanan eleştiriler içeriyordu. İlk yanılgı, demokrasinin yalnızca seçimden ibaret sanılmasıydı. Eğilmez, çoğunluğun yönetimi ele geçirdikten sonra tüm kuralları kendi lehine biçimlendirmeye başlamasının demokrasiyi ortadan kaldırdığına dikkat çekmişti. “Seçimi kaybedenlerle kazananların eşit haklara sahip olmadığı bir yerde demokrasiden söz edilemez” demişti.

İkinci başlıkta, yasayla hukukun eş tutulması eleştiriliyor, yasa çıkarmanın yeterli olmayacağı, asıl sorunun bu yasaların uygulanamaması olduğu belirtiliyordu. Eğilmez, Türkiye’nin en büyük sorunlarından birinin, kendi koyduğu kuralları hayata geçiremeyen bir yapıya sahip olması olduğunu ifade etmişti.

Eğitim sistemine yönelik eleştirisinde ise lise eğitiminin analiz yeteneği kazandırmak yerine yalnızca üniversiteye hazırlık amacıyla kurgulandığını vurgulayan Eğilmez, “Öğretilenleri öğrenmiş ama öğretilmeyenleri araştırmayan bir kuşak yetişiyor” demişti.

Bir diğer başlıkta, “Büyüklerimiz bizden daha iyi bilir” düşüncesi sorgulanıyordu. Eğilmez, her yeni kuşağın bir öncekinden daha çok bilgiye erişebildiğini ancak analiz ve sentez yeteneği kazandırılmadığı için bu bilgiyle bir dönüşüm yaratılamadığını vurgulamıştı.

Yazının beşinci bölümünde, cumhuriyet ile demokrasi arasındaki ilişki değerlendiriliyordu. Eğilmez, Türkiye’nin bugün sahip olduğu birçok hakkı cumhuriyet sayesinde elde ettiğini belirtiyor, son yıllarda bu kazanımların önemli ölçüde geriye gittiğini söylüyordu. Kadın erkek eşitliği, hukuk karşısında eşitlik, ifade ve basın özgürlüğü gibi hakların büyük ölçüde cumhuriyet döneminde kurumsallaştığını belirten Eğilmez, bu değerlerin zamanla göz ardı edildiğini ve demokrasinin de sadece seçim sistemine indirgenerek içinin boşaltıldığını savunuyordu.

Altıncı başlıkta, üretim meselesine dair toplumsal algı ele alınıyordu. Eğilmez, Türkiye’nin üretmediği yönündeki yaygın görüşe karşı çıkarak, ülkenin üretim yaptığı ancak bunun önemli bir bölümünün hizmet sektörü üzerinden gerçekleştiğini belirtiyordu. Türkiye’nin temel sorununun üretmemek değil, yeterince tasarruf yapamamak olduğunu ifade ediyordu.

Yedinci ve son başlık ise anayasa değişikliklerine duyulan abartılı beklentiyle ilgiliydi. Eğilmez, sorunların anayasa metinlerinden değil, bu metinlerin uygulanamamasından kaynaklandığını dile getiriyordu. Yazısında 1982 Anayasası’ndan “Düşünce ve kanaat hürriyeti” başlıklı 25. maddeyi örnek olarak gösteren Eğilmez, bu maddenin değiştirilmesine gerek olmadığını, sorun olanın uygulanmaması olduğunu vurguluyordu.

Exit mobile version