Mahmut Arıkan Yeni Yol Grubu’nda konuştu

Mahmut Arıkan Yeni Yol Grubu’nda konuştu

İşte Arıkan’ın öne çıkanlar:

Değerli arkadaşlar, geçen hafta grup toplantımız öncesinde hepimizin yakından takip ettiği çok olağanüstü hadiseler yaşanmıştı. Konuşmamın başında, ortasında ve sonrasında daha demokratik bir Türkiye’nin konuşulabildiği, daha özgürlükçü politikaların benimsendiği, iktidarın yapmış olduğu hatalardan ders aldığı, yine iktidarın ülkeye daha fazla zarar verme girişimlerinden vazgeçtiği bir Türkiye temennileriyle bitirmiştim.

O günden bugüne ülkemizde yaşananlar da, ülkemize yaşatılanlar da maalesef arzu ettiğimiz noktalardan fersah fersah uzakta. Tabii insan sormadan edemiyor, biz böyle mübarek günlerde neden böyle şeyler konuşuyoruz. Bir tarafta gücü sınırsızca kullanan az sayıdaki insan diğer yandan bütün çabalarına rağmen sesini duyuramayan milyonlarca insan. Bir tarafta yapılan çok ihtişamlı adalet sarayları, diğer tarafta adalete ulaşamayan milyonlar var.

Çok tuhaf. Örgüt liderleri için özgürlüğün konuşulduğu bir dönemde siyasetçiler için yasaklar partiler için kayyumlar konuşuluyor. Eli silah tutanların serbest bırakılmasının konuşulduğu bir dönemde eli kalem tutanlar içeriye atılıyor.

Arkadaşlar, biz başından beri iktidarın bu çelişkilerine dikkat çekiyoruz. Sayın Erdoğan’ın cumhurbaşkanı sıfatını ve sorumluluklarını bir kenara koyduğu, genel başkan sıfatıyla taraf, taraftar odaklı cümleler kurduğu yeni bir süreci hep beraber yaşıyoruz.

Bakanlarımızın, valilerimizin, kaymakamlarımızın kamu yöneticisi değil de parti üyesi gibi davranmalarını hayretler içinde takip ediyoruz. Bu tavrın kaybedeni üzülerek ifade ediyorum, milletimiz olacaktır, memleketimiz olacaktır. Hiç kimse bizden oluşturulan gündemin doğal, işletilen sürecin makul, gelinen noktanın adil olduğuna inandığımızı beklemesin. Çünkü bu süreçte yargı, hakikatin ortaya çıkması için değil, hükümete rakip çıkılmaması için kullanılıyor. Kamuoyunda böyle bir şüphe ve kanaatin olduğunu da hep beraber müşahade ediyoruz.

Sayın İmamoğlu hakkındaki sürecin, geleceğin cumhurbaşkanına yönelik olarak da gösterilmesi yanlıştır, herhangi birine dair adli soruşturma kapsamında görülmesi de yanlıştır. Gelinen noktada tutuklama artık bir tedbir değil tehdit mekanizmasıdır. Tarafsız yargı ise artık bir mizan değil, mizah konusu olmuştur. Birkaç gündür sosyal medyada gizli tanık mizahına şahit oluyoruz. İçinde bulunduğumuz bu adaletsiz süreç gizli tanıklık konusuna da şüpheyle yaklaşmamıza sebep oluyor. Neticede eğer hakimler ve savcılar bağımsız karar alabilmiş olsalardı elbette gizli tanık konusuna da kimse şüpheyle bakmazdı. Eğer güvenilen bir hukuk sistemimiz olsaydı elbette bu şakalar yapılmazdı.

İşte değerli arkadaşlar çok kötü yürütülen bir süreç sonunda diyoruz ki ne hiçbir sorun yok parafı atabilecek ne de mutlu suçlu mühürü vurabilecek kadar bilgiye sahip değiliz. Ama şunu net bir şekilde söyleyebiliriz. Ülkemizde bugün üzerinde konuşulması gereken şey, adalet ve çifte standarttır.

Değerli arkadaşlar, ramazanın son günlerindeyiz. Bugün Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. Hepinizin malumu ramazan ayında Kur’an-ı Kerim nail olmaya başlamıştır. Kur’an-ı Kerim’de en çok bahsedilen, üzerinde en çok durulan kavramlardan biri de adalettir. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de 30’un üzerinde ayette adalet emredilir. Adalet yüce Allah’ın mutlak bir emridir. Bu konuda bir sınır çizilmiştir. Bizim için sınır, bir kavme, bir topluluğa olan kininiz sizi asla adaletsizliğe sevk etmesin ayetidir.

Ne var ki bugün Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında tarihin en büyük adalet krizleri yaşanmakta. Nitekim bugün 24 belediye kayyumda. 1 milletvekili cezaevinde. 1 genel başkan cezaevinde. Sayısını bilemediğimiz birçok gazeteci, akademisyen cezaevinde. En son Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’un belediye başkanı ve ekibi de cezaevinde. Ama bütün bunların yanında bildiğimiz başka gerçekler de var. Ankara’yı parsel parsel satanlar dışardalar. Rıza Zarrab’tan milyonluk rüşvet alanlar dışardalar. Bavullarında külçe külçe altınla yakalanan milletvekilleri dışardalar. Kendi bakanlığına dezenfektan satanlar dışardalar. Yunus Emre Enstitüsü’nü soyanlar da dışardalar. Kartalkaya’daki otel yangının en büyük sorumlusu bugün hala bakanlık koltuğunda oturmakta.

Eğer gerçekten derdiniz yolsuzluksa, eğer gerçekten derdiniz yetim hakkını korumaksa kendi kamburunuzu görmeyip başkasına düz yürü demekten vazgeçin ve şu sorulara cevap verin:

*800 milyon dolara mal olduğu söylenen Anka Park’la ilgili hangi soruşturmayı başlattınız, hangi savcıyı görevlendirdiniz?

Exit mobile version