115 YILLIK GELENEKLE YENİ BİR TAT BULUŞTU
Yıldırım ailesinin reçel üretimi serüveni 1910 yılına kadar uzanıyor. Ailenin dördüncü kuşak temsilcisi olan Cafer Yıldırım, yaklaşık 20 yıldır bu geleneği yaşatıyor. Geleneksel meyve reçellerine ek olarak son yıllarda farklı ve sıra dışı reçel denemeleriyle adından söz ettiren Yıldırım, “Benim ustam, yani babamın kuşağı bize bu mesleği ustalıkla devretti. Biz de hem onların tariflerini sürdürüyor hem de yeni tatlar geliştirerek reçel kültürüne yenilik katıyoruz” dedi.
İLHAM KÖZ BİBERDEN GELDİ
Acı biber reçeli fikrinin nasıl ortaya çıktığını anlatan Cafer Yıldırım, bir ramazan günü yapılan mangalın kendisine ilham verdiğini söyledi. “Bir akşam iftar için biberleri közlerken o biberlerin kokusu ve tadı bana farklı bir şey denemem gerektiğini düşündürdü. ‘Bundan neden reçel yapılmasın?’ dedim ve hemen çalışmalara başladım” diye belirten Yıldırım, bu denemenin sonrasında yoğun ilgi gören bir ürüne dönüştüğünü ifade etti.
SADECE KAHVALTIDA DEĞİL, YEMEKLERDE DE KULLANILIYOR
Şili biberi reçelinin sadece kahvaltılık olarak değil, aynı zamanda yemeklerle birlikte servis edilen bir sos olarak da kullanılabildiğini belirten Yıldırım, “Bu reçel iki tadı bir araya getiriyor. Tatlı ve acı aynı anda geliyor. Özellikle kırmızı et ve tavuk yemeklerinde muhteşem bir tamamlayıcı oluyor. Bu yönüyle farklı damak zevklerine sahip birçok kişinin ilgisini çekiyor” şeklinde konuştu.
AĞIZDA UNUTULMAZ BİR TAT BIRAKIYOR
40 çeşit reçel üreten Yıldırım, çilekten ananasa, gül reçelinden süt reçeline kadar geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Ancak Şili biberi reçeli, sunduğu sıra dışı aromasıyla ilk göze çarpanlar arasında yerini alıyor. İlk kez tadanların şaşırdığını dile getiren Yıldırım, “İnsanlar biberden reçel olur mu diye düşünüyor ama bir kez tattıklarında vazgeçemiyorlar. Damakta bıraktığı tat unutulmaz oluyor” dedi.
