Meal sansürü Meclis’ten geçti

Meal sansürü Meclis’ten geçti

Kur’an-ı Kerim meallerine yönelik denetim yetkisinin Diyanet İşleri Başkanlığı’na verilmesini öngören tartışmalı yasa Meclis’te kabul edildi. Kamuoyunda sansür endişesi yaratan düzenlemeye İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu sert tepki gösterdi. ANKARAGÜNDEM’a konuşan Yeneroğlu, milletvekillerinin yasa teklifinin içeriğinden büyük oranda habersiz olduğunu belirtti: “İktidar partisinden birçok milletvekilini aradım. ‘Arkadaşlar, haberiniz var mı bu kanundan?’ diye sordum. Yüzde 90’ının haberi yoktu. Bilenler arasında da ‘Karşıyım, itiraz ediyorum’ diyenler oldu ama uygulamada yine el kaldırdılar. Çünkü grup böyle istedi.”

VEKİLLER DE NEYE OY VERDİĞİNİ BİLMİYORDU

Yeneroğlu, bu pratiğin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasama işlevini büyük ölçüde yitirdiğini gösterdiğini söyledi. “Meclis’te uzun süredir yasama kültürü yok. Kararlar yukarıdan geliyor, milletvekili de buna göre el kaldırıyor” dedi.

Yasa teklifini Anayasa’ya aykırı bulduğunu vurgulayan Yeneroğlu, düzenlemenin Diyanet’e yalnızca dini değil, aynı zamanda kamusal bir otorite olarak toplumu yönlendirme gücü verdiğini belirtti: “Bu yasa, ‘Kur’an lafzını değil, yorumlarını denetleyeceğim’ diyen bir Diyanet anlayışını öne çıkarıyor. Diyanet, ‘İslam budur, ben belirlerim’ deme hakkına sahip olamaz. Hele ki siyasi iktidarların yönlendirmesine açık bir kamu kurumu buna asla sahip olamaz.” Yeneroğlu, bu yetkinin ileride başka bir iktidarın elinde daha da tehlikeli bir hal alabileceğine dikkat çekti: “Bugün bu yetki AK Parti’nin elinde. Yarın başka bir iktidar gelir, ‘Ben daha aydınlanmacı bir İslam anlayışını benimsiyorum’ der ve bu anlayış dışındaki mealleri toplatır. Bu ihtimal dahi düşünülmüyor.”

Geçmişte AK Parti içinde Diyanet’in varlığını sorgulayan isimlerin bugün kurumu güçlendirmek için uğraştığını hatırlatan Yeneroğlu, bu dönüşümü de sert sözlerle eleştirdi: “20 yıl önce bu partide Diyanet’e karşı çıkan çok milletvekili vardı. ‘İslam’da ruhban sınıfı olmaz, dini öğretiyi tekeline alan bir yapı olamaz’ diyorlardı. Bugünse tam tersine Diyanet’i güçlendirmeye çalışıyorlar.” Yasanın sadece fiziki kitapları değil, dijital içerikleri de hedef aldığını hatırlatan Yeneroğlu, internet erişim engellerinin de devreye gireceğini söyledi: “Diyanet, ‘Bu meal internette sakıncalı’ diyerek erişim engeli getirebilecek. Devlet böylece dinin içeriğini tanımlayan bir mekanizmaya dönüşüyor. Bu yalnızca dini değil, tüm düşünce alanlarını baskı altına alabilecek bir anlayıştır.” Diyanet’in onayladığı eserlere yalnızca tavsiye niteliğinde bir sertifika vermesini önerdiğini aktaran Yeneroğlu, yasa teklifini “engizisyon zihniyeti” olarak tanımladı: “Bu resmi din anlayışını kanunlaştırmaktır. Bu laikliğe de, seküler devlete de aykırıdır. Bir kurum çıkıp ‘Din budur’ diyemez. Bu yöntemler, engizisyon mahkemelerinde görülür. Modern bir hukuk devleti buna izin veremez.”

Kanun teklifinin tartışılan maddelerinden biri de Diyanet’in hac ve umre harcamalarının Sayıştay denetimi kapsamından çıkarılmasına ilişkin, “Hac ve umre seyahatleriyle ilgili iş ve işlemler ile hac ve umre hesabından yapılan bütün harcamalar, her yıl hac mevsimi sonunda Diyanet İşleri Başkanlığı ve gerektiğinde Cumhurbaşkanlığı tarafından görevlendirilecek denetim yetkilileri tarafından denetlenecek.” oldu. Muhalefetin itirazları ve siyasi parti grupları arasında uzlaşı sağlanması sonucunda madde tekliften çıkarıldı.

Exit mobile version