Bakanlık kaynakları, terör örgütü PKK lideri Öcalan’ın yaptığı çağrı sonrasında terör örgütünün kendini feshine ilişkin olarak, şunları söyledi: “Terör örgütü tüm uzantılarıyla birlikte faaliyetlerine son verdiği, kendini feshettiği, koşulsuz olarak silah bıraktığı, silahları teslim edeceği kararını alacağı kongre tarihini bir an önce açıklamalıdır”
Bakanlık kaynakları, Suriye’deki son duruma ilişkin sorular üzerine, “Suriye’nin savunma kapasitesinin geliştirilmesi, yeniden inşası ve kalkınması kapsamında askeri, ekonomik, siyasi, insani ve sınai alanlarda çok sayıda işbirliği yapılmasına yönelik temaslarımız devam etmektedir. Suriye’nin aciliyet gerektiren ihtiyaçlarının tespiti ve çözümü noktasında karşılıklı olarak Savunma Bakanlıklarında askeri danışman/irtibat personeli görevlendirilebilir. Suriye halkının refahı, istikrarı ve güvenliği bağlamında Türkiye olarak her türlü desteğe hazırız ve bunun için çalışıyoruz. Daha önce ifade ettiğimiz gibi Suriye’de görev yapan unsurlarımızın gelişen yeni durumlara göre konuş değişiklikleri söz konusu olabilir demiştik. Bu kapsamda faaliyetlerimiz devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Bakanlık kaynakları, Avrupa Güvenlik Mimarisi ve Türkiye’nin katkılarına ilişkin sorulara şöyle konuştu:
“Ülkemizin Avrupa güvenlik mimarisindeki yeri Avrupa’nın beklentilerine göre değil, milli hak ve menfaatlerimize göre belirlenecektir. NATO ve AGİT üyesi, AB’nin ise aday ülkesi olarak ülkemiz; jeostratejik konumu, gelişen savunma sanayisi, bölgesel krizlerin çözümünde üstlendiği önemli rollerle Avrupa güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Sayın Bakanımızın da vurguladığı gibi ‘Ordumuzun sahip olduğu yüksek operasyonel tecrübe, muharebe kabiliyeti ve modern teçhizat kapasitesi pek çok ülke tarafından gıpta ile takip edilmektedir.’
Üstün nitelikli personeli ve sahip olduğu yüksek teknoloji ürünü silah sistemleri ile etkin, caydırıcı ve saygın niteliklerini her geçen gün daha da artıran, Kazandığı imkân ve kabiliyetler ile gücüne güç katan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bu süreçte bölgesel ve küresel güvenlik ve istikrar için vazgeçilmez bir aktör hâline gelmiştir.
Bu çerçevede; ülkemiz Avrupa güvenliğine de millî hak ve menfaatlerimize uygun olarak gereken katkıyı sağlamaya devam edecektir.”
