KPSS’de yüksek puan almalarına rağmen komisyonlardaki adaletsizlik sebebiyle ataması yapılmayan öğretmenler, yargıya başvurmuştu. Mahkemeler, rubrik puanlamasında maddi hata olduğu ortaya çıkan adaylar lehine karar verdi. Milli Eğitim Bakanlığı ise, 25 Mayıs’ta adayları yeniden mülakata çağırdı.
Öğretmen atamaları üzerine kayırmacılık gölgesi düşüren mülakata gelen tepkiler üzerine 2023’teki seçim meydanlarında ‘Mülakat kaldırılacak, liyakat esas olacak’ sözü verildi. Ancak sandık kalkınca verilen sözler de unutuldu. Sistemin mağdur edip atamasını engellediği öğretmenler ise yargıya gitti. İdare mahkemeleri ataması engellenen adayların mülakat puanlamasında hata yapıldığına hükmedip ‘yürütmeyi durdurma’ kararları verdi. Pek çok kişinin mağduriyetleri yargı nezdinde tescillenince Milli Eğitim Bakanlığı geri adım attı.
MEB 2023 KPSS’sinde başarılı olup atanması yapılmayan ve sözlü sınavda yaşadığı mağduriyetini mahkemede kanıtlayanları 25 Mayıs’ta tekrar mülakata alma kararı verdi. Ancak Bakanlık’ın kararı tartışmaya neden oldu. Ataması yapılmayan öğretmenler ‘Zaten mülakatta mağdur olduk, mahkeme atamayı yapmasına rağmen tekrar sözlü sınava alınmak hukuk dışı’ tepkisi gösterdi. Aynı durumda olmasına rağmen mahkemeye başvurmadığı için tekrar mülakata çağırılmayanlar Bakan Tekin’e ‘Herkes için adım atılmalı’ çağrısı yaptı.
Seçim meydanlarında verilen ‘Mülakat kaldırılacak, liyakat esas olacak’ sözü aradan geçen bir buçuk yıla rağmen yerine getirilmedi. 2023 KPSS ile atanmayı bekleyen binlerce öğretmen, adaletsiz mülakat puanlamaları nedeniyle kontenjan dışı kaldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 28 Ekim-1 Kasım 2023 tarihleri arasında alınan itiraz dilekçelerine “Herhangi bir maddi hata bulunamamıştır” cevabını verdi. Pes etmeyip hakkını hukuki yollarla arayanların dosyalarında rubrik hataları tespit edildi. İdare mahkemeler, mülakat puanlamalarında “Objektiflikten uzak” değerlendirmelerle hukukun ihlal edildiğine de hükmetti. Bakanlık, bu kararların bazılarını uygulayarak öğretmenleri 25 Mayıs’ta yeniden mülakata çağırdı. Ancak aynı şekilde mağdur olan tüm adaylar için herhangi bir adım atılmaması tepki topladı.
78 alması gereken öğretmene sehven 77 verilince kontenjan dışı kalan şahsın müracaatını değerlendiren Ankara 23. İdare Mahkemesi, “Hukuka açıkça aykırı” diyerek yürütmeyi durdurdu. MEB bu defa adayı yeniden mülakata bile almadan doğrudan Şanlıurfa’ya atadı. Oysa birçok öğretmen benzer rubrik hatalarıyla mağdur edildi. Çoğu mahkeme kapılarına gitme imkânı bulamadı. Kimi ekonomik nedenlerle dava açamadı, kimi süreci zamanında öğrenemedi. Şimdi herkes aynı sorunun cevabını arıyor: Aynı hatalı sistemde mağdur edilen öğretmenler arasında neden ayrım yapılıyor?.. Bakanlık yalnızca mahkemeye başvurup lehine karar çıkanlara işlem yaparken aynı yanlışın mağdurları görmezden geliniyor. Uzmanlar “Bu durum sadece hukuki değil, vicdani bir eşitsizliği de ortaya koyuyor” görüşünde.