Murat Ülker bir yazar ve düşünür olarak İbrahim Kalın’ı yazdı: Heidegger’in kulübesinde İslami tefekkür

Murat Ülker bir yazar ve düşünür olarak İbrahim Kalın’ı yazdı: Heidegger’in kulübesinde İslami tefekkür

Kişisel internet sitesinde bir yazı kaleme alan Ülker, Kalın’ın bürokratik kariyerinden ziyade yazar ve düşünür yönüne eğildiğini belirterek, kitabın modern çağın ontolojik (varlıksal) krizlerine sunduğu reçeteyi okurlarıyla paylaştı.

Murat Ülker yazısında, İbrahim Kalın’ın 2019 yılında Alman filozof Martin Heidegger’in Todtnauberg köyündeki kulübesini ziyaret etmesiyle başlayan kitabın, Batı ve Doğu düşünceleri arasında yeni bir temas alanı açtığını belirtti.

Ülker, Kalın’ın kitap boyunca Heidegger ile hayali bir sohbete giriştiğini; Alman filozofu kimi zaman Yunus Emre ve Âşık Veysel’in meclisine davet ettiğini, kimi zaman ise ünlü İslam felsefecisi Molla Sadrâ ile yüzleştirdiğini aktardı. Ülker’e göre kitap, sıradan bir Heidegger özeti olmaktan çok öte, “modernliğin ruhunu sorgulayan bir düşünce yolculuğu” niteliği taşıyor.

Kitabın yayımlanmasının ardından özellikle sol kesimden gelen eleştirilere de değinen Murat Ülker, İbrahim Kalın’ı savundu.

Kalın’ın, Heidegger’in elinde tırmıkla verdiği meşhur pozuna nazire yaparak kulübe önünde ‘tespih’ ile fotoğraf çektirmesinin bazı kesimleri rahatsız ettiğini belirten Ülker, “Muhafazakarlar kendi varoluş krizlerine Heidegger’i kullanarak çözüm arıyorlar diyorlar. Halbuki İbrahim Kalın’ın mesajı çok zekice; kitap boyunca İslam felsefecilerine atıflar yapıyor” dedi.

Heidegger’in geçmişteki Nazi bağlantısı üzerinden kitaba getirilen eleştirilere de yanıt veren Ülker, “Kalın, Heidegger siyasi olarak yanlış yaptı ama varlık felsefesi çok derin, modernlik eleştirisi çok önemli, onu sadece Nazi diye okumak yüzeyseldir, diyor” ifadelerini kullandı. Ülker, kitabı eleştirenlerin çoğunun eseri okumadığını savundu.

Exit mobile version