Murat Ülker İstanbul’u yazdı: Külliye medeniyetinden tüketim toplumuna geçiş

Murat Ülker İstanbul’u yazdı: Külliye medeniyetinden tüketim toplumuna geçiş

Ülker, İstanbul’un semt isimlerinin kökeninden Osmanlı vakıf medeniyetine, Cumhuriyet dönemi şehir planlamasından günümüzün AVM merkezli yaşamına kadar geniş bir perspektifte şehri analiz ederken, önemli bir özeleştiride de bulundu:

“Bizim nesil görevini yapıyor mu?”

İşte Murat Ülker’in kaleminden, geçmişten geleceğe İstanbul’un hikayesi ve dikkat çeken başlıklar:

Murat Ülker yazısına kültürün tanımıyla başlıyor. Kültürü, tarihsel ve toplumsal gelişme içinde biriken maddi ve manevi değerler bütünü olarak tanımlayan Ülker, “yerleşik” ve “gezgin” kavramları arasındaki farka dikkat çekiyor:

Ülker, medeniyetin oluşumunda inancın ve yaşam biçiminin şehre nakşedilmesinin önemini vurgularken, Yedikule’deki bir Hristiyan azizinin fetihten sonra “yatır” olarak kabul edilmesi veya Studios Manastırı’nın İmrahor Camii’ne dönüşüp hat sanatının merkezi olması gibi örneklerle kültürler arası geçirgenliğe işaret ediyor.

İstanbul’un semt isimlerinin rastgele verilmediğini, her birinin bir yaşanmışlığa ve tarihe dayandığını belirten Ülker, yazısında bu isimlerin kökenlerine dair ilginç detaylar paylaşıyor:

Exit mobile version