Murat Ülker’den Ahmet Güneştekin yazısı: Bu bir kaçış değil, kültürel yayılım

Murat Ülker’den Ahmet Güneştekin yazısı: Bu bir kaçış değil, kültürel yayılım

“Ahmet Güneştekin Nereye Koşuyor?” başlıklı yazısında Ülker, kamuoyunda zaman zaman sanatçıların ya da iş insanlarının yurt dışındaki faaliyetlerine yönelik şüpheci yaklaşımları eleştirerek, bu bakışın sermaye kavramını hâlâ dar ve eski kalıplarla değerlendirdiğini ifade etti.

Ülker, “Biz sermayeyi hâlâ kişi beraberinde taşınan bir şey sanıyoruz galiba. Oysa bugün en büyük sermaye ne fabrika ne arsa ne para; bilakis üretim, itibar ve etkidir, sanatçı içinse bizzat kendisidir” sözleriyle kültürel üretimin günümüzde ekonomik değer kadar stratejik bir anlam taşıdığını vurguladı.

Yazısında Ahmet Güneştekin’in Venedik’te 600 yıllık Palazzo Gradenigo’yu alarak burayı eserleriyle buluşturmasına değinen Ülker, sanatçının bu adımını “sermayenin yurt dışına kaçışı” gibi yorumlayan yaklaşımlara karşı çıktı.

Ülker, Güneştekin’in çalışmalarının merkezinde Anadolu kültürü, Anadolu mitleri ve Anadolu hikayelerinin bulunduğunu belirterek, sanatçının Türkiye’nin kültürel hafızasını Avrupa’nın önemli sanat merkezlerinden birine taşıdığını söyledi.

Bu çerçevede Ülker, şu soruyu öne çıkardı:

“Bir sanatçı, kendi ürettiği eserleriyle Avrupa’nın kalbinde yer açıyorsa, bu bir kaçış mıdır, yoksa bir kültürel yayılım mı?”

Ülker’e göre Güneştekin’in yaptığı şey, kişisel bir yatırımın ötesinde, Türkiye’nin hikayesini, imgelerini ve kolektif hafızasını Rönesans’ın kalbine taşımak anlamına geliyor.

Murat Ülker, yazısında Güneştekin’in sanatını Türkiye’nin kültürel belleğiyle ilişkilendirdi. Sanatçının Anadolu mitlerini ve öykülerini uluslararası sanat çevreleriyle buluşturduğunu belirten Ülker, bu tür girişimlerin şüpheyle değil, kültürel etki perspektifiyle değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Exit mobile version