Tartışmanın hukuki boyutunda Erzurum, 22 Şubat 2010’da “Oltu cağ kebabı” adıyla coğrafi işaret tescilini alırken, Artvin ise 2020’de “Yusufeli cağ döner” adıyla marka tescilini almıştı. Prof. Dr. Ercoşkun, bu rekabeti şöyle açıklıyor:
“Her iki kent de kendilerine ait olduğunu iddia ederek bir bakıma doğru söylüyor. Çünkü bu iki kent, bin yıl önce Kıpçakların yaşadığı bölgenin içinde yer alıyor. Cağ kebabı da söz konusu bölgede ortaya çıktığı için bu yemek hem Artvin hem de Erzurum’a ait olabiliyor.”
Cağ kebabının tarihsel yolculuğunu detaylandıran Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun, Selçukluların 11. yüzyılda Anadolu’ya ilerlemesiyle Kafkasya’daki dengelerin değiştiğini vurguladı. Gürcistan Krallığı’nın, kuzeyden gelen Kıpçak Türklerini savunma amaçlı ülkesine davet etmesiyle, yaklaşık 40 bin Kıpçak ailesi Artvin, Ardahan, Ahıska, Ahılkelek ve Batum çevresine yerleşti. Ercoşkun, bölgenin kültürel yapısının bu büyük göçten derin izler taşıdığının altını çizdi.
Kıpçakların, Karadeniz’in kuzeyinde kurulan Kıpçak Devleti’nin (1030–1241) bakiyesi olduğunu belirten Ercoşkun, devletleri Moğol istilasıyla yıkılsa da bir kısmının Gürcistan üzerinden Artvin ve çevresine yerleştiğini, zamanla Orta Asya’dan gelen Oğuz boylarıyla kaynaşarak Müslümanlığı benimsediğini ifade etti.
Uzman isim şunları dile getirdi:
“Moğol istilasıyla devletleri yıkılsa da bir kısmı Gürcistan üzerinden Artvin ve çevresine yerleşmiş, zamanla Orta Asya’dan gelen Oğuz boylarıyla kaynaşarak Müslümanlığı benimsemiştir. Bugün Artvin, Ardahan ve Erzurum hattındaki halk kültürünün birbirine bu kadar benzemesi tesadüf değildir.”
