Gaziantep Şahinbey’e bağlı Kürüm Köyü’nde dere yatağı kapatılarak inşa edilen deprem konutlarında heyelan riski nedeniyle evler boşaltıldı. 1999 Gölcük Depremi’nin ardından Yalova Subaşı’nda inşa edilen deprem konutlarının altında aktif fay hattı olduğu ortaya çıktı. Kahramanmaraş Göksun’da mühendislik hatası nedeniyle evler yağıştan zarar gördü. Son olarak Osmaniye Kadirli ‘ye bağlı Tekeli Köyü’nde depremzedeler için yapılan evler su altında kaldı.
Osmaniye’de yağışların ardından deprem evlerini su bastı. Duruma tepki gösteren afetzedeler “Devletimize anlatamadık bir türlü. ‘Buraya ev yapmayın, göl yeri’ dedik, dinlemediler. Yine perişan olduk” diye tepki gösterdi. 2 gün önce de Kahramanmaraş’ta aynı manzara vardı. Yaşananlar “Ne zaman ders alacağız?” sorusunu yine sordurttu.
Aktif fayların üstüne, dere yataklarına inşa edilen, sıkı denetlenmeyen, yönetmeliklere aykırı yapılan konutlar… Çıkarılan imar afları… Ve her defasında yitirilen on binlerce can… Uzmanların “kader değil ihmal” diye nitelendirdiği facialardan ders çıkarmayan sorumlular, acılar unutulduktan sonra bildiklerini okumaya devam ediyor. Asırlardır değişmeyen bu kafa yapısı, yeni felaketleri de beraberinde getiriyor. Daha 3 yıl önce Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 11 ilde 50 binden fazla kişi can verdi, yüz binlerce yapı yerle bir oldu. Hükümet, yıkılan binalar yerine 450 bin konut ve iş yeri teslim etti. Ancak yeni binalarla ilgili her geçen gün yeni bir sorun gündeme geliyor. Tıpkı Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Tekeli Köyü’nde olduğu gibi.
Afetzedeler için yapılan deprem evleri, birkaç gün süren şiddetli yağışların ardından su altında kaldı. Yaşananlara tepki gösteren Sami Milli isimli vatandaş “Devletimize anlatamadık bir türlü. ‘Buraya ev yapmayın, göl yeri’ dedik, dinlemediler. Mezarlığımız, evler ve arazilerimiz komple sular altında. 60-70 santimetre su var, dün daha fazlaydı. Eşyalarımızı zor kurtardık. Üç seneden beri perişanız. Getirdiler göl yerine ev yaptılar” dedi. Bir başka köy sakini Ali Milli de “Uyarılarımıza rağmen ısrarla burayı tercih ettiler. Gerekli mercilere de başvurduk, sonuç alamadık. Bu su daha az. Allah muhafaza yukarıdaki barajın kapaklarını açsalar 2 metreyi aşacak şekilde su gelir buraya. Biz bunu daha önce yaşadık. Lütfen sesimizi duysunlar” ifadelerini kullandı.
Zafer Peçen ise şunları söyledi: “Burada hak sahibiyim. Köy muhtarına, TOKİ’ye, AFAD’a da bildirdik. ‘Burası dere yatağıdır, su baskını çok oluyor’ dedik. Hepsi biliyordu. Gölün içine ev yaptılar. Oturulacak hali yok. Kayıkla mı geçeceğiz köye? Köy ile irtibatımızı nasıl sağlayacağız? Evlerimizin buradan kaldırılmasını istiyoruz. Herkes eşyalarını bir yerlere koymuş; yağmur, çamur içinde ne yapacağımızı bilmiyoruz.”
