Geçmişte okuma yazma bilmediği için günlük hayatta büyük zorluklar yaşadığını dile getiren Gülgün Akçay, kursun hayatını nasıl değiştirdiğini anlattı. Daha önce hastaneye gittiğinde kimlik bilgilerini dahi vermekte güçlük çektiğini belirten Akçay, “Eskiden her yerde birilerine muhtaç kalıyordum. Şimdi ise her şeyi ezberledim, telefon numaramı bile kimseden yardım almadan söyleyebiliyorum. Geç kalmış olmanın pişmanlığını yaşasam da şu an kendi ayaklarımın üzerinde durabilmenin huzuru içerisindeyim,” diyerek değişimini özetledi.
Okuma yazma öğrenme sürecindeki en büyük hedeflerinden birinin manevi olduğunu vurgulayan Akçay, Kur’an-ı Kerim’in altındaki açıklamaları bizzat okumak istediğini söyledi. Kutsal kitabın mealini kendi başına anlayabilmek için büyük bir mücadele verdiğini ifade eden Akçay, “En büyük isteğim okuduğumu anlamaktı, özellikle dini kitapların mealini kendim okumak istedim. Çok şükür çabalarım sonuç verdi ve başardım,” dedi. Bu süreçte ailesinden de tam destek alan Akçay’ın başarısı, çevresindekiler tarafından takdirle karşılanıyor.
Gülgün Akçay’ın eğitim yolculuğundaki en büyük destekçisi olan öğretmeni Gülsüm Uçar, öğrencisinin disiplinine hayran kaldığını belirtti. Akçay’ın sınıfa getirdiği pozitif enerjinin tüm gruba yansıdığını ifade eden Uçar, “Öğrencim her gün ilk günkü heyecanla dersine geliyor. Bir gün bile devamsızlık yapmadan büyük bir odaklanmayla çalışıyor. Bir yetişkinin hayatına dokunmak ve onun dönüşümünü görmek bir öğretmen için paha biçilemez bir duygu,” şeklinde konuştu. Uçar ayrıca, okuma yazma bilmeyen herkesi çekinmeden Halk Eğitimi Merkezlerine başvurmaya davet etti.
