Osman Kavala: Yargı süreci tehlikeli hale geldi

Osman Kavala: Yargı süreci tehlikeli hale geldi

Tutukluluğunun bir sembol dava haline gelmesine de değinen Kavala “Trump’ın yönetime gelmesiyle durum değişti, artık iktidar ABD ile işbirliği içinde Türkiye’nin Ortadoğu’da etkili güç haline geldiğini anlatmayı tercih ediyor. Ancak Gezi’nin dış kaynaklı bir kalkışma olduğu teorisine çok fazla angaje olundu, bu komplo teorisi yargıda mahkûmiyet kararlarının temelini oluşturan bir gerçeklik olarak benimsendi” açıklamasında bulundu.

T24’ten Murat Sabuncu’nun sorularını cevaplayan Osman Kavala’nın söyleşisinden öne çıkanlar şöyle:

-17 Ocak 2026 itibariyle 3 bin gündür cezaevindesiniz. Ne ifade ediyor size? Bu süreçte en umutlandığınız en fazla umut kırıklığı yaşadığınız, üzüldüğünüz anlar hangileri oldu?

Tutuklandığımda 60. yaşımı tamamlamıştım. Bu yaştan sonra önümde kalan, eşimle, ailemle, dostlarımla yaşayabileceğim zamanın büyük kısmı, aktif olarak sivil toplum alanında faaliyette bulunabileceğim zamanın ise neredeyse tamamı cezaevinde geçmiş oldu.

2020 yılında Gezi davası beraat kararlarıyla sonuçlanınca, çok rahatlamıştım. Ama bu durum ancak birkaç saat sürebildi. Aynı günün akşamı daha önce tahliye kararı verilen suçlama kullanılarak gözaltına alındım ve kısa bir süre sonra da casusluk suçu kurgulandı. Bu suçlama türünün tarihte ve günümüzde nasıl kullanıldığını bildiğim için bu noktada yargı sürecinin tehlikeli bir hâle geldiğini anladım. Bu ürkütücü oldu.

-Siz özgür günlerinizde sivil toplumcu olarak sorunların, acıların üzerine gittiniz. Şu an dışarı baktığınızda en çok hangi sorun sizi üzüyor?

Yargının durumuna sadece kendimle ilgili değil, ülkem adına da üzülüyorum. Ama bu dışarıya bakarak gördüğüm bir şey değil, bunu yaşıyorum. Ekonomide kötüleşmeyle birlikte sağlık ve eğitim hizmetlerinden faydalanmada eşitsizliğin arttığını izlemek, kadın cinayetleri, iş kazaları -daha doğrusu- iş cinayetleri haberlerini okumak acı veriyor. Depremde yaşanan ihmalden kaynaklanan kayıpları unutmak da mümkün değil.

-Türkiye’de hukuk ve demokrasi anlamında umudunuz var mı?

Ülkemde demokrasi ve hukuk ilkelerinin egemen olacağına dair umudumu hiç kaybetmedim. Siyasi yelpazenin çok farklı yerlerindeki siyasetçiler hukuk devletinin gereklerinin yerine getirilmesinin, evrensel hukuk ilkelerine bağlı kalınmasının önemini vurguluyorlar. Muhalefet partilerinin adaylarının yerel seçimlerde başarılı olmaları da zorluklara rağmen, demokratik siyaset alanının kapalı olmadığını gösteriyor. Kapanacağını da hiç sanmıyorum.

Exit mobile version