Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
Tayyip Bey’e buradan sesleneyim, Kırşehir’deyiz, Kırşehir’de Anadolu’nun ortasındayız. Yazın ortasındayız. Koca bir meydan ‘istifa’ diye inliyor. 23 yılın sonunda birçok seçim kazanılmış. Bu meydanlar sizin için dolmuş. Bu şehir günü gelmiş seni de bağrına basmış ama şimdi bu şehir başka bir tercihte bulunmuş. İstanbul başka bir tercihte bulunmuş, Türkiye başka bir tercihte bulunmuş. Tarihe yıllarca iktidarda kalmış birisi olarak geçmek varken, darbeci olarak geçmek, milletle inatlaşarak geçmek, siyasi hayatın sonuna bir darbenin başı olarak geçmenin sonu budur işte. Meydan ‘istifa, istifa’ diye inliyor.
Buradan, Kırşehir’den, Kırşehir’deki AK Partililere, Kırşehir’in AK Gençliği’ne, Türkiye’deki AK Parti’nin gençlik kollarına sesleniyorum. Siyaset fena halde futbola benzetiliyor. Yıllarca Genel Başkanınızla, reisinizle top oynadık. Kazandı. Biz de saygı duyduk. O yönetti, siz de o partideydiniz. Son maçı yıllar sonra büyük bir farkla biz kazandık. Her seferinde siz kazandığınızda bunun keyfini çatarken, keyfini sürerken, bu sefer biz kazandık. Reisiniz, Genel Başkanınız topu almış, koltuğunun altına koymuş eve doğru gidiyor. Soruyorsun, ‘Ben kaybettim, topu keseceğim’ diyor. Soruyorsun, ‘Daha maç yok’ diyor, ‘Sahayı kapattım’ diyor. Bu hem kendisinin yaptığı bir ayıptır ama bu AK Parti’nin gençlik kollarına da AK Parti’deki siyasetçilere karşı da bir güvensizliktir. Şunu deyin, deyin ki ‘Reis’ deyin, ‘Genel başkanım’ deyin, ‘Olabilir, kaybettiniz, yaşlandınız, yoruldunuz. Ama topu kesmeyin, verin biz maça çıkacağız’ deyin. AK Parti’nin gençleri, belki bu seçimi kaybedersiniz. Belki bundan sonra birkaç seçim kaybedersiniz. Ama tarihe kazanınca oynayan, kaybedince topu alıp kaçan, topu kesenler olarak geçmezsiniz. Bu utancı Türkiye’ye yaşatmayın. Var mısınız, çıkın karşımıza. Korkakların partisi, hazımsızların partisi, oyun bozanların partisi olarak tarihe geçecekseniz, reisin peşinden gidin. Yok gerçekten siz siyaset yapacaksanız, topu alın elinden, gelin sahaya. Hodri meydan. Kim kazanacak millet karar versin.
Gençler niye kızıyor biliyor musunuz? Tarihin en büyük skandalıyla karşı karşıyayız. Bu meydanda dünya kadar diploması olan, işi olmayan genç var. Hepinizin ailesinde, yakında bu çocuklar var. Bunlar önce ftcülere soruları defalarca çaldırdılar. 2010 yılında KPSS’yi iptal ettirdiler. Bu sene yahu 14 yaşında pırıl pırıl çocuklar ya. 14 yaşında. Onların girdiği LGS sınavına şahidi karıştırdılar. Sonra Tayyip Bey bu rezillikten kendini sıyırmak için vay efendim imam hatiplere laf ettin ben. Yahu imam hatiplere laf ettirmek değil, sen imam hatiplerin geleceğini kararttin. 1 milyonun üzerinde genç var. Hepsi bizim evladımız. Ama öyle bir şey yaptı ki bütün imam hatipleri sanki sorular çalınmış da o çocuklara verilmiş gibi, bütün diyelim ki adam ak partili birinin evladı, kendi çalışsa başarsa o da şaibe altında kaldı. Esas kötülüğü sen zaten bunlara yaptın. Ve sonra da tutup imam hatip edebiyatı yapıyorsun. Türkiye’de saflar imam hatipliler, olmayanlar değil, Türkiye’de saflar efendime söyleyeyim ak partililer, CHP’liler diye değil, Türkiye’de safları şöyle ayırdınız, şöyle ayırdınız. Kır Haramilerin safları, 40 milyon insanın safları. Bir taraftan ak Parti’nin kara düzeni şudur, bir tarafta yediği önünde yemediği arkasında bir eli yağda bir eli balda bakan evlatları, bir tarafta onların sırtında taşıyan vatan evlatları. Size söz veriyorum, söz veriyorum. Ak Parti’nin kara düzeni bitecek. Bu ülkede mahkemede de adalet gelecek, vergide de adalet gelecek, tarımda da adalet gelecek, geçim imde de adalet gelecek. Bu ülkede gerçek eşitlik olacak, kısa çöp uzun çöpten, bu meydan uzun adamdan, vatan evlatları bakan evlatlarından hakkını alacak. Söz veriyorum. En son suçu birbirlerine atıyorlar ve bilgi teknolojileri kurumu imzaları çaldırmış, takdir ettirmiş böylelikle soru çalmaya gerek kalmamış. Sistemi komple çalmışlar, isteyene direk diplomayı yazmışlar. Okula gitmeden, de üniversitenin kapısından girmeden, böyle dirsek çürütmeden, emek vermeden yemek yemeye başlamışlar. Bu milletin diplomalı evlatları işsiz gezerken yandaşına diploma basanlara yazıklar olsun. Tayyip Erdoğan bu ülkede kul hakkı yiyenleri himaye etmektedir. Haksızlık yapanları, rüşvetle diploma dağıtanlar, o diplomayla yükselenleri kayırmaktan, onları kollamak da, kara düzene sahip çıkmaktadır. AK Parti’nin kara düzenini alaşağı edeceğiz, alaşağı edeceğiz. Bu Erdoğan Ekrem İmamoğlu‘nun diplomasını sırf kendine rakip olacak seçimde onu yenecek diye iptal ettirdi ya şimdi o diplomaya o saldırınca Erdoğan’ın o diplomasını soruyorlar. Diyorlar ki diplomasız Erdoğan… gençler, bu diplomasız ilk seçimde göndermeye, diplomasını elinden aldıklarını getirip cumhurbaşkanı yapmaya hazır mıyız? Hazır mıyız? Şimdi o sizi Silivri’de izliyor.
“19 Mart darbesi dedim. Maalesef önce Meşe, Ladin, Çınar diye üç tane odun buldular. Güya bunlar gizli tanık. Bunların yalanlarını hiçbir şeyle ilişkilendiremediler, bu sefer iftiraya giriştiler. Herkesi topluyorlar, çoluğu, çocuğuyla tehdit ediyorlar. Buna imza at diyorlar. Atanı salıyorlar, atmayanın eşini de çoçuğunu da içeri alıyorlar. Böyle haksızlıklarla bir büyük mücadele verirken, en sonunda 200 gündür çoktandır söylenen, hepimizin bildiği, bize beyaz toros gösterip meydan okuyun, AK Toros çetesinin foyası ortaya çıktı. Dün AK Parti’nin kuruluş yıldönümüydü, malum pislik paçalarından aktı. öyle bir noktaya geldi ki artık gerçekleri gizleyemediler. Birbirlerine düştüler. Birbirlerini satmaya başladılar. Birbirleriyle kavgaya başladılar. Ama Adalet Bakanı, Hakimler ve Savcılar Kurulunun Başkanı diyor ki olanlar avukatla müvekkil arasında. Bize ne? Be ey Allah’ın adamı, biraz insaf, biraz vicdan. kişi çıkıyor diyor ki Yener Toruner, Mehmet Yıldırım diye bir avukat geldi. Dedi ki savcı yakın arkadaşım. Yanımdan savcıyı aradı. Sesini bana duyurdu. Dedi ki gideceğiz, şöyle bir ifade vereceksin. Dedi ki eğer böyle böyle yaparsan tutuklanmayacaksın. Dediğim gibi ifade vermezsen içeri gireceksin. Doğrusunu söyledim. içeri girdim. Geldi yanıma, bana bir dizi iftira, dünya kadar para istedi. Ben bunun olamayacağını söyledim. Bu sefer beni evladımla tehdit etti. Dedi ki genç oğlun var, onu da içeri alırlar. Beni dinlersen, dediğimi yaparsan, yeterince parayı verirsen çıkarsın. Yoksa içeride yatarsın.’ Şimdi biz bunun bütün kayıtlarını dökmüşüz, HSK’ya vermişiz. Daha üç hafta öncesinde de kadınlara ‘Ya iftira at, ya içeride kal. Ya da git evladına kavuş’ diyenleri, bunu kabul etmeyenleri Türkiye’nin dört bir tarafındaki 50 kişilik koğuşlarda 70 kişinin yattığı yerlere sürenleri şikayet ettik. Üç haftalık dilekçe, cevap yok. Geçen haftaki dilekçe, cevap yok. Madem öyle onu söyleyelim. Bu AK Toroslar çetesi bunları yapıyor.
