Meclis komisyonuna üye gönderip göndermeyeceği sorulan Özel, “Komisyon ya eşit temsille oluşmalı, yani bütün partiler eşit temsil edilmeli. Eşit temsil değilse, o zaman mutlaka nitelikli çoğunlukla karar almalı diyoruz. Mitelikli çoğunluk aranacağının Meclis Başkanı tarafından söylenmesi lazım ki bu komisyonda olalım” ifadelerini kullandı.
Yeni anayasa tartışmaları hakkında da yorum yapan Özel, “Bu komisyon, anayasa yapacak bir komisyon değil. Ona niyetlenen bizi yanında bulamaz. Çünkü anayasaya uymayanla anayasa yapılamaz” diye konuştu.
Özel’in açıklamaları şu şekilde:
“Ülkenin ekonomisini bunlar yönetiyor, dünyada en yüksek gıda enflasyonu olan ülke Türkiye. Adını bilmediğimiz Afrika ülkelerinden daha kötü durumda. Ülkeyi yıllardır bunlar yönetiyor, Ukrayna ile Rusya savaşıyor ama Türkiye’de faizler Ukrayna ile Rusya’dan fazla. Dünyada ikinci yüksek faiz var Türkiye’de. Pandemi oldu, pandemiden sonra enflasyon herkesin derdi oldu. Dünya yüzde 3 olan enflasyonu, yüzde 6’da durdurdu, geri çevirdi. Bunlar kendi hesaplarına göre yüzde 80’den çevirdiler. Hala yüzde 40’larda enflasyonla boğuşuyoruz. Ne yapıyorlarsa, nasıl yönetiyorlarsa hiçbir şey iyiye gitmediği gibi yangın yönetimi, yangın söndürme işi de iyiye gitmiyor. Ne demek? Dünyada en iyi iki ülkeden biriysen, en iyi şekilde söndüren iki ülkeden biri olursun. Nasıl oluyor da cayır cayır yanıyor bütün ormanlar? Elbette orman yangını olur. Hızla müdahale edilir ve böyle felakete dönmez. Ormanlar yandığı gibi onlarca canımızı kaybediyoruz arkadaşlar. Olacak iş değil.
Yarın üç Genel Başkan Yardımcımız bu konuya özel sizlerin de takip edeceği basın toplantısıyla, tespitleri ama en çok da önerileri ve geleceğe yönelik olarak da Cumhuriyet Halk Partisi’nin neleri gördüğünü ve bundan sonra ne yapacağını anlatacak. Bu envanter meselesinde ağzını açmasa iyi olur Sayın Erdoğan. Çünkü envanterinde 14 tane lüks uçak var. Cumhurbaşkanı’nın uçağı olur, devletin bir tane uçağı olur, haydi bir tane de yedeği olur. 14 uçak var. Bakan yardımcıları bile Türkiye’de tarifeli uçmuyor. Ayakları yere basmıyor. Ama yangın dediğimiz zaman herkesin gözü gökyüzünde, yeterli müdahale yapılamıyor. Çok net bir şey var. Gece görüşünü olanaklı kılan, gözlükle, kaskla yapıp, bu envanteri var sayıyorlar. Bu bir yıldızdan ışık alan, aydan ışık alan, onunla etrafı gösteren ekipmanlar ve orman yangını gibi şiddetli ışıkta iş görmüyor. Arkadaşlar bunu söyleyemiyorlar, böyle çözülemeyeceğini bilemiyorlar. Öyle bir uçağı, helikopteri, bunların dediği gibi helikopteri kaldırırsınız ama ateşe yaklaşamazsınız.
Kilometrelerce, 100 metrelerce öteden sadece ormanın, yangının yayılacağı yerlere olası su bırakabilirsiniz. Bu da zaten olmuyor ve işlemiyor. Gerçek anlamda bu işte kullanılabilecek bir filo oluşturulmuş değil. Mevcut filo da zayıf. Maalesef Türk hava Kurumu’nun elindeki uçaklar doğru şekilde bakım görseydi, filosu güçlendirilseydi… Ki hepimiz bu Türk Hava Kurumu’na destek oluyorduk. Kurban derileri bağışlanıyordu. Türkiye’nin yüzakı bir kurumdu. Ne yaptılar biliyor musunuz? Yedi-sekiz yıldır kayyım var Türk Hava Kurumu’nda, seçimini yaptırmıyorlar. Neden? Başına bir AK Partili oturtabilmek için. O Türk Hava Kurumu şimdi yangınla mücadelede yok maalesef. ‘Biz yaparız’ diyenler de yapamıyor maalesef. Bu konuda bir büyük seferberliğe ihtiyaç var. Milleti de arkamıza alarak seferberliğe ihtiyaç var. Ama maalesef her yerde olduğu gibi, yapmadıkları gibi milletin de önünü tıkayan, kurumların da önünü tıkayan bir yönetim anlayışı var. Her yerde yangın olur ama bu kadar uzun süren, müdahale edilemeyen, can kayıplarıyla… İnsanlar kömür oldu gitti, cenazelerinde ailelerine ne diyeceğimizi bilemedik. Bunlar halen daha nasıl insan içine çıkıyorlar ben bilemiyorum.
“Hayatımda duyduğum en büyük yalan. Hatta ve hatta yetkileri yok. Bazen ‘Yetkiniz yok, gelmeyin’ bile dedikleri oluyordu geçmişte. Keşke büyükşehirlerin elinde öyle imkanı olsa. Mesela büyükşehirlerin hava aracı bulundurma yetkisi de yok ellerinde artık. İstanbul, Ankara Büyükşehir’in geçmişte elinde olan helikopterleri satıldı arkadaşlar. Büyükşehirler maalesef hem de bütün ilçelere birden kentin bulunduğu yerlerde, büyükşehirin görev yaptığı yerlerde, ancak bu imkanlarla mücadele ediyorlar.
Ayrıca da şunu söyleyelim. İstanbul Büyükşehir, Ankara Büyükşehir orman yangınlarına ekipman yolluyordu, geçtiğimiz günlerde açıklandı. 2 binin üzerinde itfaiye eri alımı ile ilgili bir imza atmadıkları için alamadık bu sene. Atsalardı bekliyorduk, hazır bekleniyordu. 2 bin 300 itfaiye eri alacaktık. Şimdi onlar her yerde olacaktı. Bunu imzalamayanlar AK Partililer. Büyükşehirleri dışlamak falan zaten ayrı meseleler. Zaten paralarının yüzde 40’ını ödüyorlar, maaşları zor ödüyoruz. Herkesi perişan hale getirdiler. Ama büyükşehirler ancak ve ancak o andaki operasyonun başındaki en yüksek kamu görevlisi ‘Gelin’ derse gidiyor. Ama büyükşehirin elindeki araç nasıl gidiyor? Yolda, sokakta gidecek araçta tekeri var onda. Yolun olduğu yerden gidiyor. Yolun kenarına su sıkıyor. Önemli katkılar sağlıyorlar bütün arkadaşlar. İşte Bursa Büyükşehir’i görüyorsunuz. Bursa’daki yangında etraftaki bütün büyükşehirlerin araçlarını görüyorsunuz. Ama yolun gidebildiği yere, mevcut işte bu arabaların lastikleri nasılsa öyle lastikleri olan araçlarla, asfaltta gidecek araçlarla o kadarlık bir katkı sağlanıyor. Türkiye’nin yangınla, yangın yönetimiyle, afet yönetimiyle ilgili çok güçlü, çok itibarlı ve çok özenilerek kurulacak çok büyük bir kuruma ihtiyacı var. Buna da ciddi kaynak aktarmak lazım. Herkesin içi yanıyor. Bu süreçte milletin de desteğini, dayanışmasını, tüm kurumların desteğini, dayanışmasını arkaya alacak bir çabaya ihtiyaç var.
