Özel’den iktidara Kartalkaya tepkisi: Sorumlunun bir adı var, o da Erdoğan

Özel’den iktidara Kartalkaya tepkisi: Sorumlunun bir adı var, o da Erdoğan

Özel, AK Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam’ın sağlık çalışanlarını hedef alan sözlerine sert tepki gösterdi. Sarıçam’ın “Gırtlağına yapışın” ifadesini kullandığını hatırlatan Özel, sağlık sektöründeki memnuniyet oranlarının hızla düştüğüne dikkat çekerek, bu tür söylemlerin sistemin başarısızlığını gizleme çabası olduğunu savundu.

Özel, “Memnuniyet oranları yüzde 78’lerden yüzde 40’ın altına düşmüşken, bu kadar büyük bir memnuniyetsizlik varken, bir milletvekilinin sağlık çalışanlarını hedef göstermesi, hükümetin suçunu başkalarına atarak sorumluluktan kaçtığını açıkça ortaya koyuyor. Bu sözler, sadece bir gaf değil, sistemin sağlık çalışanlarını nasıl değersizleştirdiğinin kanıtıdır” dedi.

Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Önemli bir süreç, zorlu bir süreç. Ona dair söyleyeceklerim var ama unutturulmaması, gündemin bizi meşgul eden yanlarına kapılıp da asla seslendirmeden bırakılmaması gereken hususlar var. Boynumuza borç olan, namusumuza emanet olan işler var. Onlara değindikten sonra günün, bugünün ruhunu ve nerede olduğumuzu, nasıl duracağımızı, nereye yürüyeceğimizi tüm kamuoyuyla birlikte sizlerle birlikte paylaşacağım.

Kartalkaya. 36’sı çocuk 78 vatandaşımızın hayatını kaybettiğinden beri, geçen hafta 3 demiştik, 4 hafta oldu. Tam 28 gün oldu. 28 gündür vicdanlar yanıyor, o kor hiç sönmüyor. Biz bu işi 10 günde bitiririz diye söz veren İçişleri Bakanı’nın ağzını bıçak açmıyor.

Görevlendirilen ilk bilirkişi heyeti, resmi yazıyla görevlendirilen bilirkişi heyeti, sorumluları Bolu’daki İl Özel İdaresi ve Turizm Bakanlığı diye söyledi diye raporu alınmayan, buradan bakanı sil, Bolu Belediye Başkanı’nı yaz dendi diye mesleki namuslarına dokundurtmayan ve raporlarının arkasında duran, o raporları teslim alınmayan bilirkişi resimleriyle, cisimleriyle, görevleriyle duruyorlar. Heyeti genişletiyoruz deyip sulandırmaya çalışan, sonra direnci görünce yeni heyet görevlendirdik denilen bilirkişinin ise raporu hala ortada yok.

Gözaltı süreleri uzatıldı. Ardından tutuklamalar, serbest bırakmalar yapıldı ama bir bilirkişi raporuna göre değil, Ankara’dan giden baskıya ve oradaki talimatlandırmaya göre yapıldı. Turizm Bakanlığı’ndan kimseye dokunmadılar ve döndüler, AK Parti’ye yük olmayacak bir sistematiğin içine dönüştürdüler. İnsanın tüyleri diken diken oluyor.

Sinan Ateş davasında nasıl katledilenin kimliği ve katledenin kimliği yargıyı, tarihin en büyük yargısızlık, adaletsizlik sürecine sürüklediyse burada da sorumlu tutulanın aidiyeti, partisi ve aslında sorumluluğu olmayanlara yüklenmeye çalışılan yük bizi bu noktaya getirdi.

Dikkatle takip ediyoruz. Şunu biliyoruz. Pazar bekleniyor. Nasıl o gün 6 saat boyunca, o an için 66 rakamı sabah 9’da belliyken, 6 kayıp var, 10 kayıp var deyip 6 saat Erdoğan’ın Ankara’daki kongresi, AK Parti İl Kongresi beklendi ise, rozet takılıp, katılım töreni bitip, alkışlar sustuktan sonra hepimizin bildiği gerçek rakam ilan edildi ise şimdi de Turizm Bakanını görevden almak yerine kongre sonrası zaten geniş bir kabine değişikliğinin içinde bu işi eritip AK Parti’nin sorumluluğunu örtme maksadı açıkça görülüyor.

Hukuken sorumluluklar var, siyasi sorumlu var ama bir tane vicdani sorumlu varsa, böylesi bir dönemde bir tek kişiyi seçeceksiniz, gerisini o seçecek. Meclis olarak karışmayacaksınız. Genel soru veremeyeceksiniz, hesap soramayacaksınız.

Hesabı bir kişi verecek denilen yerde, Yenidoğan Çetesini bu hale getiren, o bebeklerin hayatına sebep olan bakanı atayan da bu kültür turizmini atayan da meselenin tek sorumlusudur. O sorumlunun bir adı vardır o da Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Exit mobile version