Kent Uzlaşısı davası kapsamında yargılandığını hatırlatan Özer, barış sürecinin başlamasının ardından Kent Uzlaşısı meselesinin ikinci plana atıldığını belirtt.
Barış sürecinin gidişatına ilişkin en samimi desteği MHP lideri Devlet Bahçeli’nin verdiğini belirten Özer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ise bu konuda yeterli kararlılığı göstermediğini söyledi.
Özer, “Sayın Cumhurbaşkanı her konuda tek yetkili olmasına rağmen, bu konuda o kararlılığını göstermedi. Bu da toplumun güvenine zarar verdi” dedi.
Sürecin başarılı olabilmesi için toplumsal bir altyapının oluşturulması gerektiğini vurgulayan Özer, “Barış anneleri ile şehit annelerini bir araya getirmeliyiz. Barış diline sahip olmalıyız, savaş diliyle barış yapılmaz” ifadelerini kullandı.
Kürt sorununun yalnızca belli bir kesimin değil, tüm Türkiye’nin meselesi olduğunu belirten Özer, “Bu siyaset üstü, bütün ülkeyi ve toplumun geleceğini ilgilendiren bir meseledir. Bu sadece Kürtlerin değil, Türkiye’de yaşayan 86 milyonun meselesidir” dedi.
Kürtler ve Türkler arasında tarihsel bir birlik olduğunu vurgulayan Özer, Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Kurtuluş Savaşı’ndan günümüze kadar süregelen ortak mücadeleye dikkat çekti. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1919–1923 yılları arasındaki söylemlerine ve 1921 Anayasası’na atıfta bulunan Özer, “O görüşler bugün uygulansa, Kürt sorununun önemli bir kısmı çözülebilir” değerlendirmesinde bulundu.
